İktidar Olmuş Parti ve Liderleri İle İlgili Bilgiler

Cumhuriyet tarihinden bugüne iktidar olmuş partileri incelemeden önce iktidarın neye göre ve nasıl kazanıldığına dair kısa bir açıklama yapmakta fayda vardır. Zira insanlığın ortaya çıkışıyla birlikte bir arada yaşama durumunda olan kişilerin birbiri üzerinde kurdukları ilişki biçiminden günümüze aktarılan iktidar kavramı halen varlığını sürdürmekle birlikte çok farklı formlara bürünmüştür. Peki, nedir iktidar? İktidar olmak neye göre belirlenir?

İktidar Olmuş Parti ve Liderleri İle İlgili Bilgiler
12 Eylül 2019 Perşembe 11:46


İktidar Nedir?

Çağlar boyunca insanların bir arada yaşama arzusu ya da zorunlulukları yöneten ve yönetilen ilişkilerini ortaya çıkarmıştır. Bu ilişkilenme sonucunda da bir kavram olarak iktidar olgusu ortaya çıkmıştır.

Geçmişten bugüne toplumsal yapılar sürekli değişmekte, sürekli yenilenen yöneten yönetilen ilişkileri üzerine de yeni iktidar biçimleri yaşanmaktadır. Örneğin eski çağlarda iktidar yani erk, güç kavramı bir şekilde yapılan çatışma ve savaşlarla kazanılırken günümüz modern toplumlarında çok daha farklı bir iktidar olgusu görülmektedir. Yine eski çağlarda egemen olan iktidar halk üzerinde sonsuz tahakküm gücüne sahipken, günümüz iktidarları ise güçlerini halktan alan bir anlayış oluşturmak durumundadır. İnsanlığın son yüzyılındaki siyasal tarih ve dönüşüm incelendiğinde gücünü halktan almayan iktidarlarınsa eninde sonunda başarısızlıkla makamını devretmek zorunda kaldıkları görülmektedir.

Genel olarak iktidarı tanımlamak gerekirse; toplumda yaşayan diğer kişilerin davranışlarını belirleyebilme, etkileyebilme, kontrol altında tutabilme, kendi istek ve arzuları doğrultusunda yönetebilme gücüdür. Bu gücü elinde bulunduran kişi ya da kurum amaçlarını gerçekleştirebilmek için bir takım iktidar araçlarını kullanmak durumundadır. Bu araçlar ise;

  • Kuvvet kullanma
  • Ekonomik imkanlar
  • Ödüllendirme
  • Propaganda
  • Meşruiyet

Bu gibi güçleri elinde tutan iktidar sahipleri toplumun davranışlarını belirleme, toplumu kontrol altında tutma ve söz konusu toplumu kendi isteklerine göre de yönlendirebilme olanaklarına sahip olmaktadır.

İktidar kavramını kısa ve genel bir bakış açısı ile inceledikten sonra şimdi Cumhuriyet döneminden bu yana iktidar olmuş partileri inceleyebiliriz.   

Cumhuriyet Döneminden Bu Yana İktidar Partileri

İsmet İnönü

Parti: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Tarih: 30 Ekim 1923 – 22 Kasım 1924 / 3 Mart 1925

30 Ekim 1923 – 6 Mart 1924 tarihleri Birinci İnönü hükümeti olarak bilinmektedir. Cumhuriyetin ilanından itibaren halifeliğin kaldırılmasına kadar yönetimde bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başbakanıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüne kadar iki kez başbakanlık yapmıştır. İsmet İnönü’nün hükümette olduğu bu dönemde yapılan en önemli icraat ve anayasal değişim ise 3 Mart 1924 yılında TBMM’nin almış olduğu kararlar Halifeliğin kaldırılmasıdır.

6 Mart 1924’te Başbakan İsmet İnönü istifa etmiş ve hükümet sona ermiştir. 

Fethi Okyar

Parti: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Tarih: 22 Kasım 1924 – 3 Mart 1925

Fethi Okyar’a hükümeti kurma görevi Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildi ve Okyar 27 Kasım 1924 tarihli güvenoyundan 188 tam oy alarak hükümeti kurdu. Ancak Şubat aylarında patlak veren Şeyh Sait İsyanı esnasında başbakanlıktan istifa etti.

İsmet İnönü

Parti: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Tarih: 03 Mart 1925 – 01 Kasım 1927 / 01 Kasım 1927 – 27 Eylül 1930 / 27 Eylül 1930 - 04 Mayıs 1931 / 04 Mayıs 1931 – 01 Mart 1935 / 01 Mart 1935 – 01 Kasım 1937 

İsmet İnönü’ye hükümeti kurma yetkisi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildi ve ardından diğer dönem hükümetlerini kurma yetkisini alan İsmet İnönü 20 Eylül 1937 tarihine kadar peşi sıra beş hükümet daha kurmuştur. Ancak 20 Eylül 1937’ de istifa ederek görevinden ayrılmıştır. 

1927’deki genel seçimlere kadar faaliyet gösteren hükümet döneminde gerçekleştirilen en önemli icraatlardan bazıları; Uluslararası saat ve takvim uygulamasına geçilmesi, kadın erkek eşitliğini sağlayan Türk Medeni Kanunu’nun  yürürlüğe girmesidir.

Celal Bayar

Parti: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Tarih: 1 Kasım 1937 – 25 Ocak 1939

20 Eylül 1937’de İsmet İnönü’nün Başbakanlıktan ayrılmasından önce 45 gün izin alması nedeniyle Başbakan Yardımcılığına Celal Bayar atanmıştır. İnönü’nün istifası üzerine Celal Bayar, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Başbakanlığa atanmıştır. 364 milletvekilinin tamamının kabul oyu üzerine güvenoyu alan Celal Bayar hükümeti kurmuştur.      

    

Refik Saydam

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar olduğu Tarih: 25 Ocak 1939 – 9 Temmuz 1942

Şükrü Saraçoğlu

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Yıllar: 9 Temmuz 1942 – 7 Ağustos 1946 

Saraçoğlu iktidarı döneminde de bazı atılımlar gerçekleştirilmiştir. Eğitim alanında ise İstanbul Teknik Üniversitesi ve İzmir Yüksek Ekonomi ve Ticaret okullarının açılmıştır. Ayrıca Anıtkabir’in temellerinin atılması da bu iktidar döneminde olmuştur.

Recep Peker

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Yıllar: 7 Ağustos 1946 – 9 Eylül 1947

1946 yılında yapılan seçimler sonucunda Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından hükümeti kurma görevi Kütahya Milletvekili olan Recep Peker’e verildi. Yapılan güven oylamasına toplam 465 olan milletvekilinden 431’i katılmış ve 53 de ret oy çıkmıştır. Muhaliflerin artan baskıları sonucunda Recep Peker sağlık problemlerini gerekçe göstererek istifa etmiştir.

Hasan Saka

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Yıllar: 10 Eylül 1947 – 16 Ocak 1949

Recep Peker’in istifasının ardından Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından hükümeti kurma görevi dönemin Trabzon Milletvekili Hasan Saka’ya verildi. Yapılan güven oylamasında 54 milletvekili oylamaya katılmadı ve 49 ret oyu çıktı. 411 oyun 362’si ile hükümet kurulsa da Saka muhalefete fazla ödün vermekle suçlandığı için görevinden istifa etti.

18 Haziran 1948’de yapılan yeni hükümet kurma çalışması için yeninde yapılan güven oylamasında da 104 milletvekilinin oylamaya katılmaması ve 40 milletvekilinin ret oyu vermesi üzerine ağır eleştirilere uğrayan Hasan Saka yeniden görevinden istifa etti.

Şemsettin Günaltay

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidar Olduğu Yıllar: 16 Ocak 1949 – 22 Mayıs 1950

Hasan Saka’nın istifası üzerine Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından hükümeti kurma görevi dönemin Sivas Milletvekili Şemsettin Günaltay’a verildi. Yapılan güven oylamasında ise yine 68 milletvekili oylamaya katılmadı ve 42 ret oyu kullanıldı. Kurulan hükümet 1950 yılında yapılan genel seçimler üzerine sona erdi.

Adnan Menderes

Partisi: Demokrat Parti

İktidar Olduğu Yıllar: 22 Mayıs 1950 – 27 Mayıs 1960 

22 Mayıs 1950 yılı itibariyle 5 kez hükümet oluşturan Adnan Menderes iktidarı 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi ile sona ermiştir. İktidarda olduğu yıllar içerisinde dönemin Cumhurbaşkanının resimlerinin paraya basılması kanununu değiştirmiş onun yerine tüm paralara Atatürk’ün resimleri bastırılmıştır. Türkçe okunmaya başlanan ezan Arapça okunmaya başlanmıştır. Halkevleri kapatılmış Köy Enstitüleri ise Öğretmen okullarına dönüştürülmüştür. Ayrıca 1951 yılında Türkiye’nin Kore Savaşına Türk tugayı ile katılma kararı almış ve bu karar nedeniyle CHP’liler tarafından çok eleştirilmiştir. Adnan Menderes iktidarının bu kararı sonucunda Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya tam üyeliği kabul edilmiştir.    

1950 – 1954 yıllarında ise serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verilmiştir. Yeni çıkartılan yasalar yoluyla yabancı sermeye teşvik edilmiş, yabancılara petrol arama ve çıkarma izni verilmiştir. 1954 senesinde Vakıflar Bankası kurulmuş ve Marshall Planının da katkısı ile bu dönemde Türkiye Gayri Safi Milli Hasılası %9 oranında büyümüştür. Ancak 1955 yılında ekonomik tıkanmalar baş göstermeye başlamıştır.

Menderes iktidarları döneminde gerçekleştirilen bir diğer önemli icraat ise Seçim Yasası’nda yapılan değişikliktir. Bu değişiklikle partilerin seçimlerde ittifak yapmalarının önüne geçilmiş ve partisinden istifa ederek ayrılan kişinin 6 ay geçmeden başka bir partiden milletvekili seçilmesi engellenmiştir. Bu değişiklik dönemin basınında “Köprülü Maddesi” olarak tanımlanmıştır.

Adnan Menderes ayrıca 1957 seçimlerinin ardından özellikle İstanbul’da imar çalışmalarına oldukça ağırlık vermiştir. Barbaros Bulvarı, Vatan Caddesi, Millet Caddesi ve şimdiki E – 5 yolu olan Edirne Asfaltı yolları bu dönemde açıldı. Amerikan Ford Vakfının desteği ve yardımı ile en ileri teknolojilerin ülkeye getirilmesi amacıyla Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni ve Trabzon’da da Karadeniz Teknik Üniversitesi’ni kurmuştur.

6 Eylül 1955 günü devlet radyosundan yayınlanan bir haber nedeniyle İstanbul’da başlayan olaylarda 4 binin üzerinde ev, 1004 iş yeri, 73 kilise ve 26 okul tahrip edilmiş 15 Rum asıllı vatandaş da hayatını kaybetmiştir. Olayların ardından birçok Rum Türkiye’yi terk etti. Radyodan yayınlana haber ise Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bombalanmış olmasıydı. Asılsız olan haber ve çıkan olayların sonuçları Adnan Menderes’in yargılanma nedenleri arasında yer almıştır. 

Yine aynı yıllarda Demokrat Parti Vatan Cephesi’ni kurdu. 1960 yılına gelindiğinde muhalefet ve iktidar arasındaki bağlar kopma noktasına gelirken hükümete karşı protestolar da yoğunluk kazanmaya başladı. Bunun üzerine 27 Mayıs 1960 tarihinde sabaha karşı saat 4’te Kurmay Albay Alparslan Türkeş radyodan TSK’nın yönetime el koyduğunu duyurdu. Adnan Menderes ve diğer hükümet sorumluları 9 ay 27 gün boyunca Yüksek Adalet Divanı’nda yargılandı.

Cezası kesinleşen Adnan Menderes 17 Eylül 1961 tarihinde İmralı Adasında idam edildi.

Cemal Gürsel

Partisi: Askeri Yönetim

İktidar Olduğu Yıllar: 30 Mayıs 1960 – 7 Ekim 1961

30 Mayıs 1960 günü Milli Birlik Komitesi Başkanı olan Cemal Gürsel Başbakan olarak görevlendirildiğini, görevlendirmenin MBK tarafından yapıldığını ve yeni hükümetin herhangi bir siyasi partiye üye olmayanlar tarafından oluşturulduğunu duyurmuştur. Yeni hükümet için bir güven oylamasına gerek duyulmamış ve faaliyetleri 1961 genel seçimine kadar sürmüştür.

İsmet İnönü

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

Koalisyon: Cumhuriyet Halk Partisi + Adalet Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 20 Kasım 1961 – 20 Şubat 1965

Yeni kurulan İsmet İnönü hükümeti içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet Partisi Milletvekilleri yer almıştır. Türkiye siyasal hayatının ilk koalisyon hükümeti olan iktidar askeri darbe sonrasında kurulan ilk sivil hükümetti.

25 Haziran 1962 yılında kurulan ikinci koalisyon hükümetinde ise Yeni Türkiye Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi milletvekilleri de koalisyon hükümetinde yer aldı.

10. İnönü hükümeti olan 25 Aralık 1963 hükümetinde ise CHP Parlamento’da yer alan Bağımsızları da alarak yeni bir hükümet oluşturdu.

4 Ocak 1964 yılında gerçekleştirilen güven oylamasında ise Bütçe mecliste reddedildiği için İnönü istifa etmiştir.

13 Şubat 1965 günü gerçekleştirilen bütçe oylaması sonucunda hükümet düşürülünce ülke yeniden hükümetsiz kalmış ve ardından ilk Cumhuriyet Senatosu Başkanı olan Suat Hayri Ürgüplü’ ye hükümet kurma görevi verilmiştir. Hükümetin tek amacı karmaşık günlerde ülkeyi seçimlere sağlıklı bir şekilde götürebilmek olmuştur.

Süleyman Demirel  

Partisi: Adalet Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 27 Ekim 1965 – 26 Mart 1971

1965 yılında yapılan seçimlerin ardından Adalet Partisi tek başına iktidara gelmiş ve Süleyman Demirel de Başbakan olmuştur. Bu dönemde Türkiye’de beşer yıllık kalkınma planları yapıldı ve uygulandı. %7’lik bir büyüme hızı yakalayan ülke ekonomisi büyüme hızı açısından dünyada önemli sıralara yerleşti. 

Yine bu dönemde Keban, Tokat Almus ve Kesik kaya barajları ve santralleri yapıldı. Özel sektöre öncelik tanındı. İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nün ve İzmir Aliağa Rafinerisinin temelleri atıldı. Atatürk Barajı’ndaki sulama suyunu Harran Ovası ve Mardin Ovası’na taşımak için Urfa Tünelinin temelleri atıldı. Hastane, okul ve üniversite sayılarında artışlar yaşandı. Ulaştırma alanında da önemli yatırımlar gerçekleştirildi.

1966 yılında %12’lik ekonomik büyüme oranı ile 1950 yılından bu tarihe kadar ikinci büyüme başarısına imza atıldı.  

15 Mart 1970 yılında yapılan yeni hükümet güven oylamasında 404 oyun 232’si kabul ve 172’ si ret oyu olarak toplandı. 12 Mart 1971 yılında yapılan muhtıra ile Süleyman Demirel istifa etmiştir.

Nihat Erim

Partisi: Tarafsız – Cumhuriyet Senatosu

İktidarda Olduğu Yıllar: 26 Mart 1971 – 17 Nisan 1972

12 Mart 1971 muhtırasının ardından hükümet kurma görevi Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Kocaeli Bağımsız Milletvekili Nihat Erim’e verilmiştir. Partiler üstü bir iktidar oluşturan Erim 3 Aralık 1971’de kabinesinde yer alan 11 bakanın ayrılmasından dolayı istifa etti.

Ferit Melen

Partisi: Cumhuriyetçi Güven Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 17 Nisan 1972 – 15 Nisan 1973

12 Mart darbesinin ardından iki teknokratlar hükümeti kurulmuştur. 22 Mayıs 1972 yılında kurulan 35. Hükümet ise 1967’de CHP’den istifa ederek Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni kuran Ferit Melen iktidardır. Geçici bir hükümet olan Ferit Melen hükümetinde Cumhuriyetçi Güven Partisi, Adalet Partisi ve CHP milletvekilleri yer almıştır. Melen hükümeti 15 Nisan 1973 tarihine kadar görev yapmıştır

Naim Talu

Partisi: Tarafsız – Cumhuriyet Senatosu

İktidarda Olduğu Yıllar: 15 Nisan 1973 – 25 Ocak 1974

Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından hükümet kurma görevi Naim Talu’ya verildi. Talu Adalet Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi milletvekillerinden oluşan bir koalisyon hükümeti kurdu. 1973 Ekim’inde gerçekleştirilen genel seçimler sonrasında ise hükümet kurma çalışmaları başladı ancak, CHP ve AP genel başkanları hükümeti kuramadılar. Bunun üzerine Talu Şubat 1974 tarihine kadar görevinin başında kaldı.

Bülent Ecevit

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

Koalisyon: Cumhuriyet Halk Partisi + Milli Selamet Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 25 Ocak 1974 – 17 Kasım 1974

Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından hükümet kurma görevi verilen Bülent Ecevit Cumhuriyet Halk Partisi ve Milli Selamet Partisi koalisyonunu kurdu. Ancak koalisyon ortaklarının yaşadıkları sorunlar nedeniyle 17 Kasım 1974’de istifa etti.

Koalisyon ortakları arasındaki en büyük tartışmalar Türk Ceza Kanunu’nun 163., 141. Ve 142. Maddelerindeki yani “devletin egemenliğini hedef alanların idamla cezalandırılması” ile ilgili maddelerinin kaldırılması ve Seçim Kanununda 18 yaşa oy hakkı maddesi ile ilgili değişiklikler nedeniyle yaşanmıştır.

Aynı zamanda Kıbrıs Barış Harekatı da bu dönemde gerçekleşmiştir.

Sadi Irmak

Partisi: Tarafsız – Cumhuriyet Senatosu

İktidarda Olduğu Yıllar: 17 Kasım 1974 – 31 Mart 1975

Ecevit hükümeti istifa ettikten sonra Sadi Irmak geçici bir hükümet kurdu ve hükümet 31 Mart 1975 yılına kadar görev yaptı.

Süleyman Demirel

Partisi: Adalet Partisi

Koalisyon: Adalet Partisi + Milli Selamet Partisi + Milliyetçi Hareket Partisi + Cumhuriyetçi Güven Partisi 

İktidarda Olduğu Yıllar: 31 Mart 1975 – 21 Haziran 1977

31 Mart 1975’te hükümeti kurmakla görevlendirilen Demirel bir koalisyon hükümeti oluşturdu. Koalisyonda Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi yer aldı. Koalisyon 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti olarak anılmıştır.

Milliyetçi Cephe döneminde sokaklardaki gerilimler artmaya başlamış ve mecliste de yoğun tartışmalar yaşanmıştır. Süleyman Demirel bu dönemde yoksulluğun azaltılması için ekonomik planlar uyguladığını açıklamıştır. 1977 yılında Taksim’de kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda açılan ateş sonucunda 34 vatandaş hayatını kaybetti. Türk siyasal hayatında yeni bir askeri müdahale olan 12 Eylül askeri müdahalesine giden sokak çatışmaları ve gerginlikler bu dönemde daha da tırmanmıştır.

Bülent Ecevit

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 21 Haziran 1977 – 21 Temmuz 1977

Bir azınlık hükümeti olan Ecevit hükümeti güvenoyu alamadı. Ve yeniden Demirel koalisyon hükümeti kuruldu. (2. Milliyetçi Cephe Hükümeti)

Süleyman Demirel

Partisi: Adalet Partisi

Koalisyon: Adalet Partisi + Milli Selamet Partisi + Milliyetçi Hareket Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 21 Temmuz 1977 – 5 Ocak 1978

Yeni kurulan 2. Milliyetçi Cephe koalisyon ortakları Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nden oluşmaktadır. Gensoru ile düşürülen ilk hükümet olan 2. Milliyetçi Cephe iktidarı için CHP Grubu adına Grup Başkan vekili Altan Öymen ve Hayrettin Uysal tarafından “gensoru” açılması için önerge verilmiştir. Önergenin gerekçeleri; “İktidarın Anayasanın belirlediği kurallardan uzaklaşması, cephecilik, içte ve dışta güvenliği sağlayamama ve halkı yoksulluğa sürüklemek” gibi maddelerden oluşmaktadır.

Türkiye siyasal ve toplumsal hayatı açısından en sancılı olaylardan birisi olan 1978 Maraş Katliamı bu dönemde yaşanmıştır. Süleyman Demirel “Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz” şeklindeki ünlü sözünü bu dönemde söylemiştir.

31 Aralık 1977 günü yapılan güvenoyu oylamasında hükümet güvenoyu alamayarak düşmüştür.   

Bülent Ecevit

Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi + Bağımsızlar

İktidarda Olduğu Yıllar: 5 Ocak 1978 – 12 Kasım 1979

Cumhuriyet Halk Partisi ve Bağımsız milletvekillerinden oluşan koalisyon hükümeti Bülent Ecevit’in Başbakanlığı ile kurulmuştur. Ancak kısa ömürlü olan bu hükümetten sonra Başbakanlığa Süleyman Demirel getirilmiş ve azınlık hükümeti kurulmuştur. Bu dönemde Çorum Katliamı yaşanmış ve toplumsal açıdan gerilimler artmıştır. Gerilimlerin ardından 12 Eylül askeri müdahalesi gerçekleştirilmiş ve Kenan Evren ve komutanlar yönetime el koymuştur.  

Bülend Ulusu

Partisi: Askeri Yönetim

İktidarda Olduğu Yıllar: 20 Eylül 1980 – 13 Aralık 1983

Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı olan Kenan Evren tarafından hükümet kurma görevi Bülend Ulusu’ya verilmiştir. Hükümet 1983 genel seçimlerine kadar görevine devam etmiştir.

Turgut Özal

Partisi: Anavatan Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 13 Aralık 1983 – 31 Ekim 1989

 

Genel seçimlerin sonucunda askeri yönetim iktidardan çekilerek yerini sivil yönetim olan Turgut Özal hükümetine bırakmıştır.  

Turgut Özel serbest piyasa ve liberalleşme konusunda önemli atılımlar yapmıştır. Türkiye ekonomisinin büyük bir dönüşüme girdiği bu yıllar büyük liberalleşme hareketlerine tanık olmuştur.

Turgut Özal’ın yapmış olduğu önemli icraatlardan birisi ise terörle mücadele konusundadır. Terörle mücadelede sivilleşmeye gidilmiş ve “koruculuk” sistemi ilk kez Özal döneminde gerçekleştirilmiştir.

18 Haziran 1988 yılında bir suikasta uğramış ve parmağından yaralanmıştır. Daha sonra Turgut Özal yakalanan suikastçıyı affetmiştir.    

Turgut Özal döneminin ayrıca en önemli ekonomik olaylarından birisi de almış olduğu 24 Ocak Kararları’dır. 24 Ocak Kararları ekonomide liberalleşmenin ve özelleştirmelerin önünü açılmıştır. 24 Ocak kararları enflasyonla mücadeleyi de programına katan sıkı bir maliye politikası niteliğindedir. Kamu harcamalarının kısılması ve vergilerin artırılmasını öngören programın asıl amacı yüksek rakamlarda seyreden enflasyonu düşürmektir.

Turgut Özal için ekonomik anlamdaki en önemli konulardan birisi de GAP olmuştur. Güneydoğu Anadolu Projesi olarak bilinen GAP ile Turgut Özal Türkiye’nin ekonomik ve sosyal yönden gelişimine önemli katkılar sağlamayı düşünmüştür.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin toprak ve su kaynakları açısından bir gelişme yaratmaya çalışan proje bölgesel bir kalkınma planına dönüşmüştür. 1989’daki Master Plan ile tarımın yanı sıra sanayi, eğitim, ulaşım ve alt yapı yatırımlarını gerçekleştirmek hedeflenmiştir. Bu proje ile Turgut Özal’ın en büyük amacı bölge halkının gelir düzeyinin artırılarak yaşam kalitesinin yükselmesini sağlamaktı. Böylelikle bölgeler arası gelişmişlik düzeyi farklılıklarının da önemli derecede azalması düşünülmüştü.

Yine terörle mücadele konusunda sivil inisiyatifi devreye sokan Turgut Özal sorunun köklü çözümü için birçok rapor hazırlatmıştır. 12 Mart 1991 tarihinde Celal Talabani ile görüşen Turgut Özal Talabani ile Kürt sorununun çözümüne dair görüşmeler yapmıştır. Ardından Talabani 1991 yılında Der Spiegel dergisine Özal’ın Kürtlere özerklik vereceği yönünde bir açıklama yapmıştır.

Turgut Özal ayrıca sorunun çözümüne dair Mart 1992’ de DEP Milletvekilleri olan Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Orhan Doğan ile Çankaya köşkünde buluştu. Bu görüşmelerin ardından Sırrı Sakık Özal’ın kendileri için genel bir af çıkartacağı açıklamalarında bulunmuştur.

Yine bu konu hakkında Turgut Özal Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kaya Toperi ve Başyaveri Kurmay Albay Arslan Güner’e 10 sayfalık bir Kürt Raporu hazırlattı. Ardından Adnan Kahveciyi de yeni bir rapor hazırlamak için görevlendirdi. Adnan Kahveci’nin hazırladığı raporun başlığı ise “Kürt Sorunu Nasıl Çözülmez” idi.

Yıldırım Akbulut

Partisi: Anavatan Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 9 Kasım 1989- 23 Haziran 1991

2 yıllık bir hükümet kuran Yıldırım Akbulut özellikle enflasyonun düşürülmesi ve ekonomik konularda ön plana çıkmıştır. Akbulut döneminde iç ve dış kamu borç yükü en düşük seviyelerde tutulmuştur. Ayrıca faiz yükündeki artışlarda da düşüş gözlenmiştir. Son 8 hükümet arasında dış borç yükünün %15 azaldığı bir dönem yaşanmıştır.

Mesut Yılmaz

Partisi: Anavatan Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 23 Haziran 1991 – 20 Kasım 1991

Anavatan Partisi olarak hükümeti kurma görevi verilen Mesut Yılmaz görevi devraldığında dış borçların ve enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda Başbakanlık yapmıştır. Yaptığı ekonomik icraatlar daha önce alınan ekonomik kararların devamlılığı niteliğindedir.

Süleyman Demirel

Partisi: Doğru Yol Partisi

Koalisyon: Doğru Yol Partisi + Sosyal Demokrat Halkçı Parti

İktidarda Olduğu Yıllar: 20 Kasım 1991 – 16 Mayıs 1993

21 Kasım 1991 de kurulan yeni hükümette Başbakanlığı Süleyman Demirel üstlenirken Başbakan yardımcısı ise Erdal İnönü olmuştur. Kurulan DYP – SHP koalisyonu Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olarak Çankaya’ya çıkmasına kadar devam etti. Demirel 16 Mayıs 1993’te Cumhurbaşkanı olunca önce Erdal İnönü ardından da Tansu Çiller Başbakan olmuştur.

5 Ekim 1995 yılında Tansu Çiller’in Başbakanlığı ile kurulan DYP azınlık hükümeti ise koalisyon hükümetini bitirmiş Türkiye için yeni bir karanlık dönem başlamıştır. Ekonomide enflasyondaki artış tırmanmaya devam ederken bir yandan da 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı yaşanmıştır.

Tansu Çiller

Partisi: Doğru Yol Partisi

Koalisyon: Doğru Yol Partisi + Cumhuriyet Halk Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 16 Mayıs 1993 – 28 Haziran 1996

1993 yılında Cumhuriyet Halk Partisi ile kurulan koalisyonda Başbakanlığa Tansu Çiller geldi. 1993 yılı ve sonrası ise Türkiye için faili meçhul cinayetlerin oldukça yoğun yaşandığı yıllardır.

Koalisyon hükümeti ise programında daha çok demokratikleşmeyi programına almıştır. Aynı dönemde İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanlığı oluşturulmuştur. Ancak tüm bu çabalara rağmen Kürt sorunu ve demokratikleşme konularında bir gelişme yaşanamamıştır.

Bir yandan enflasyon hızlı tırmanışına devam etmiş işsizlik sayısı ise 2 milyonu aşmıştır. Ardından 1994 yılında yeni bir ekonomik kriz patlak vermiş ve 5 Nisan 1994 yılında hükümet “5 Nisan Paketi”ni açıklamıştır. Basında “Acı reçete” olarak adlandırılan 5 Nisan kararları ile özelleştirmelere hız verilmiş ve kamu gelirleri vergiler yoluyla artırılmıştır. Bu artışa karşılık kamu giderler ise oldukça azaltılmış ve sıkı maliye politikalarına daha çok ağırlık verilmiştir. Döviz fiyatlarının kısa bir süre içerisinde 4 kat artış göstermesi dış açığı daha da artırmıştır. Bu da birçok küçük ve orta ölçekli işletmelerin kapanmasına neden olmuştur. 

12 Mart 1995 yılında patlak veren Gazi Mahallesi olayları da bu koalisyon döneminde yaşanmıştır.  

Enflasyon, faiz yükü ve fiyat istikrarı açısından Tansu Çiller dönemi hiçbir açıdan iyi bir performans gösteremeyen yapısıyla dikkat çekmektedir.

Necmettin Erbakan

Partisi: Refah Partisi

Koalisyon: Refah Partisi + Doğru yol Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 28 Haziran 1996 – 30 Haziran 1997

Refah Partisi 28 Nisan 1996 yılında iş başına gelerek Refah Yol koalisyonunu kurmuş ve Başbakanlığa da Necmettin Erbakan gelmiştir. Bu koalisyon döneminde gerçekleşen en önemli olay ise havuz sistemi kurularak tüm gelirlerin tek bir yerde toplanması sağlanmış, yüksek faizli borçlanma azalmış faize ödenen tutar düşmüştür ayrıca işçi, memur, emeklilere yüzde 130 zam verilmesi ve 28 Şubat sürecidir.

 28 Şubat 1997 yılında yapılan darbe ile hükümet son bulmuş Refah Partisi de kapatılmıştır.  

Mesut Yılmaz

Partisi: Anavatan Partisi

Koalisyon: Anavatan Partisi + Demokratik Sol Parti + Demokrat Türkiye Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 30 Haziran 1997 – 11 Ocak 1999

Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığında kurulan koalisyon hükümeti 1999 seçimlerine kadar görevde kalmıştır.

Bülent Ecevit

Partisi: Demokratik Sol Parti

Koalisyon: Demokratik Sol Parti + Milliyetçi Hareket Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 11 Ocak 1999 – 18 Kasım 2002

28 Mayıs 1999 tarihinde göreve başlayan koalisyon hükümeti Bülent Ecevit’in Başbakanlığında kurulmuştur. Başbakan yardımcılığı görevini ise Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz üstlenmiştir. 2001 krizinin ardından erken seçime gidilmiş ve 2002 seçimleri ile Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri dönemi başlamıştır.

Bu dönemin en önemli olaylarından birisi ise 15 Şubat 1999 yılında PKK terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan’ın yakalanmasıdır. 1999’da Nairobi’de Kenya güvenlik birimleri tarafından yakalanan Öcalan 15 Şubat’ta Türk güvenlik görevlilerine teslim edilmiştir.

Recep Tayyip Erdoğan

Partisi: Adalet ve Kalkınma Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 14 Mart 2003 – 28 Ağustos 2014

Uzun koalisyon ve siyasi istikrar sorunlarının yanı sıra enflasyon ve ekonomik daralma ile mücadele etmek durumunda kalan Türkiye siyasal hayatı 2003 yılı itibariyle Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları ile yönetilmeye başlamıştır.

Ak Parti özellikle 2002 – 2007 yılları arasında yani ilk iktidar döneminde daha çok siyasi ve ekonomik krizlerle birikmiş olan sorunlarla uğraşmak durumunda kaldı. Toplumun tümünü etkileyen söz konusu siyasi ve ekonomik krizler konusunda “acil eylem” planları ile işe girişen Ak Parti iktidarı ilk döneminde siyasi alanda demokratikleşmeye oldukça önem verdi.

Siyaset kurumu ve toplum arasında azalmış olan güven ilişkisinin kurulması, iktidarın acil eylem planı içerisinde değerlendirdiği ilk konulardan birisi olmuştur.

Özellikle 90’lı yıların sonundan itibaren başlayan ve 2000 – 2001 yıllarında derin sarsıcı etkileri olan ekonomik krizler ve yine Kürt nüfusunun yoğun olduğu alanlardaki karışıklıkların giderilmesi konusunda birtakım politikalar geliştirildi. Bu politikalar geliştirilirken Ak Parti iktidarı siyasal, ekonomik ve yönetim alanlarında yaşanan krizleri bir an önce aşabilmek adına eski siyaset bloğu ile hiçbir doğrudan çatışmaya girmedi. 

2007 seçimlerinin ardından oy oranını da artırarak yeniden iktidar olan Ak Parti özellikle vesayet konusunda koordineli ve örgütlü bir mücadeleye girişti. Ak Parti iktidarlarının belki de en önemli siyasi icraatlarından birisi olan vesayetin geriletilmesi konusu geniş halk kesimlerinin ve temsilcilerinin Ak Parti’ye yüksek düzeyde oy vermesini sağladı. Ak Parti de almış olduğu bu yüksek oy güvencesi ile vesayetin geriletilmesi konusunu en nemli siyasi politikası haline dönüştürdü.

Artık yeni ve daha güçlü bir iktidar döneme giren Ak Parti geleneksel iktidar hegemonyalarını ve iktidar alanlarını kaybetmeye başlayan direnç siyasetine karşı da mücadeleye başladı. Bu süreçte demokratikleşme konusunda yapılan birtakım reformlar derinleştirilirken toplumun büyük bir kesiminin olumlu bakışını kazanmaya da devam etti.   

Ak Parti iktidarlarının en çok odaklandığı ve söylemiş olduğu icraat siyaseti ile bir yandan toplumsal refah artırılırken bir yandan da demokratikleşme söylemleri ve vesayetin geriletilmesi parti iktidarını daha da köklü bir hale getirdi.

2011 yılında gerçekleşen üçüncü Ak Parti iktidarı döneminde ise bu ana kadar gerçekleştirilen ve çalışmaları yürütülen yapısal reformların ve demokratik kazanımların kalıcı hale gelebilmesi için yeni bir anayasa yapımı sürecine odaklanıldı. Yeni Anayasa kitlelere “Yeni Türkiye’nin inşası” olarak tanıtıldı ve bu hedefle Parti Cumhuriyetin yüzüncü yılı olan 2023 yılına kadar uzanan planlı bir siyasi programı benimsedi.    

2003 yılının mart ayında 59, hükümeti kuran Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 16 yıllık bir iktidar sürecine girmiş ve bu dönemde birçok ekonomik ve siyasal icraat yaşanmıştır.

59. Hükümet döneminde yaşanan en önemli ekonomik gelişmelerden bir tanesi Uluslararası Para Fonu olan IMF ile olan ilişkilerde yaşanmıştır. Hükümetin aldığı ilk kararlardan birisi artık IMF ile stand – by anlaşmalarının yapılmaması yönünde gerçekleşti. 1961 yılından beri IMF’den borç alan ve toplam 19 stand – by anlaşması yapan Türkiye son kredi taksiti ödemesini gerçekleştirerek IMF ile bağlarını kopararak artık IMF dene ne akıl ne de borç almamaya başladı.

Ekonomik anlamda yapılan ikinci atak ise Türk lirasından 6 sıfırın atılması oldu. Türk lirasından 6 sıfır atılarak 2005 yılında yeni Türk lirasına geçildi. 2009 yılında ise Türk lirasının başında yer alan yeni ibaresi kaldırılarak kullanılmaya başlandı.

Ekonomik büyüme konusunda ise 90’lı yılların aksine yeniden bir büyüme ivmesi yakalandı. Yıllık ortalama %5 oranında büyüme kaydedildi. Özellikle 2001 krizi döneminde %5,7 daralma yaşayan Türkiye ekonomisi krizin ardından yeniden büyüme göstergelerini yakalamaya başladı.

Dünya ekonomilerinin büyüme endeksleri incelendiğinde Türkiye’nin dünyada Çin’den sonra en hızlı büyüme rakamına ulaşan 2. Ülke konumuna geldiği görülmektedir. 2012 ve 2013 yıllarında da sırası ile 2,1 ve 4 oranında büyüme gözlenmiştir.

Ekonomik anlamda yaşanan büyümenin de etkisiyle bir olumlu gelişme de enflasyondan geldi. Enflasyon ve işsizlik 90’lı yılların ve 2000 – 2001 dönemlerinde oldukça yüksek seviyelerdeydi. 2003 yılında %18,4 oranında olan enflasyon bir yıl sonra 9,3 seviyesine kadar geriledi. İşsizlikte de rakamlar tek hanelere kadar düşürüldü.

Bir diğer ekonomik gelişim ise ihracat ilişkilerinde yaşanan artışta gözlendi. Turgut Özal dönemi ile ihracata dayalı büyüme anlayışının benimsendiği Türkiye Ekonomisinde 2003 yılında ihracat 47,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken 10 yılda bu rakam 3,2 katına çıkmıştır. İhracat pazarlarını da geliştiren Türkiye Afrika, Asya – Pasifik ve Amerika’ya dönül ihracat hacimlerini gözle görülür seviyede artırmıştır.

Enerji ve ulaştırma alanlarında da önemli projeler gerçekleştirilmiştir. Yol yapımına oldukça büyük bir önem verilen dönemde 16 bin 500 kilometre bölünmüş yol yapılmıştır. Havacılık alanında ise sivil havacılık büyümüş ve ortalama büyüme %16’ları yakalamıştır. Ülke çapında bulunan havalimanı sayısı da iki katına çıkmıştır.

Özellikle İstanbul içerisinde yapılan ulaşım projeleri günlük hayatı kolaylaştırmaya dönük olmuştur. Asya ve Avrupa kıtalarının deniz altından bağlanarak gerçekleştirilen Marmaray ve 3. Köprü projelerinin temelleri bu iktidar döneminde atılmıştır.

İnternet ve cep telefonu kullanımı da bu dönemi de büyük artışlar göstermiştir. 2002’de 1,3 milyon olan internet aboneliği 2013 yılına gelindiğinde 30 milyona yaklaşmıştır.

Doğalgaz konusunda da 72 il doğal gaz kullanımı imkanına kavuşmuştur. Bu dönemde yapılan doğal gaz alt yapı çalışmaları sayesinde birçok il doğal gaz kullanabilmeye başladı. 2002 yılında yalnızca 9 ilde doğalgaz verilebilirken 2013 yılında bu sayı 72’ye çıkmıştır.

2002 – 2013 gibi uzun bir üreyi kapsayan iktidar döneminde bir önemli atılım ise petrol arama konusundadır. Petrol arama ve üretimi konusunda yapılan yatırım miktarı 147 milyon dolardan 871 milyon dolara ulaşmıştır.

Enerji anlamında ise nükleer enerji yatırımları konusunda atılımlar gerçekleştirildi. Akkuyu ve Sinop nükleer enerji santrallerine ilişkin çalışmalara bu dönemde başlandı.

2003’ te Savunma ve havacılık sanayi ihracatı 331 milyon dolar iken 2013 yılında bu rakam da 1 milyar 391 milyon dolara yükselmiştir.

Savunma sanayinin millileşmesi yönünde atılan adımlar doğrultusunda Milli Savaş Gemisi (MİLGEM), ATAK helikopteri, Temel Eğitim Uçağı (HÜRKUŞ) ve ANKA insansız hava aracı gibi projeler hayata geçirildi.

Ahmet Davutoğlu

Partisi: Adalet ve Kalkınma Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 28 Ağustos 2014 – 24 Mayıs 2016

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 12. Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Türkiye’nin 26. Başbakanlığına Ahmet Davutoğlu getirildi.

Davutoğlu Başbakan oluşuyla birlikte Özel Güvenlik Toplantısı ve Çözüm Süreci Toplantısı mekanizmalarını oluşturdu. Bu anlamda da 8 Çözüm süreci toplantısına başkanlık etti.

Uluslararası ziyaretler konusunda da oldukça aktif bir dönem yaratan Davutoğlu’nun bazı görüşmeleri ise şöyledir:

· Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşme.

· Polonya Başbakanı Ewa Kopacz ile görüşme.

· Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından resmi törenle karşılanma.

· 21 Ocak 2015 tarihinde Dawos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na katıldı ve Dawos özel oturumunda bir konuşma yaptı.

· 13 Mayıs 2015 yılında NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı resmi açılış töreninde açılış konuşması yaptı.

· 15 Kasım 2014 tarihinde G20 Liderler Zirvesine katıldı. Zirvede ABD Başkanı Barack Obama ile görüştü.  

Binali Yıldırım

Partisi: Adalet ve Kalkınma Partisi

İktidarda Olduğu Yıllar: 24 Mayıs 2016 – 9 Temmuz 2018

24 Mayıs 2016 yılında Başbakan olan ve iki yıl boyunca görevini sürdüren Binali Yıldırım çok kısa aralıklarla ekonomik gelişim paketleri geliştirmiştir. Daha öncesinde Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüten Binali Yıldırım başbakanlığı döneminde de bu projeleri yakından desteklemiştir. Bu projelerden bazıları:

· 17.500 km bölünmüş yol inşaatı.

· 200 yılında sadece 26 olan hava limanı sayısının 55’e çıkarılması.

· Ankara – Eskişehir, Ankara – İstanbul ve Ankara – Konya arasında Yüksek Hızlı Tren projeleri.

· Marmaray.

· Avrasya Tüneli.

· 3. Boğaz Köprüsü.

· İstanbul 3. Hava limanı.

· Çandarlı Limanı bu projelerden sadece bazılarıdır.

Ayrıca Yıldırım Filistin ve Gazze gibi bölgelerde de hastane ve okul açtırılması konusunda desteklerde bulunmuştur.

Ak Partinin dördüncü iktidar dönemi olan bu dönemde 15 Temmuz 2016 günü bir darbe girişimi yaşandı. 15 – 16 Temmuz 2016 tarihleri içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesi içerisinde FETÖ ye mensup kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak ifade eden bir grup asker tarafından büyük bir darbe girişimi başlatıldı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Başbakan Binali Yıldırım’ın bu darbe girişimi karşısında kararlı duruşu ve özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ölümüne,ölümüne diyerek tüm halkı meydanlara sokaklara çağırması ve milyonların okunan selalar ile meydanlara sokaklara koşması tankların önüne geçmesi, silahlara karşı bedenlerini duvar yapmaları sonucunda darbe girişimi kısa sürede bastırılmıştır. Ancak olaylar esnasında 251 vatandaşımız hayatını kaybederek şehit olurken 2196 vatandaşımız da   yaralanarak gazi olmuştur.

Darbe girişiminin ardından özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinde büyük değişikliklere gidilmiştir.  168 bin 801 kişi hakkında başlayan adli işlemlerin ardından 125 bin kişi kamu hizmeti görevlerinden güvenlik nedeniyle ihraç edilmiştir. İhraç edilen kişilere ilişkin soruşturmaların ve araştırmaların yürütülebilmesi için bir OHAL Komisyonu kurulmuştur

15 Temmuz darbe girişiminin ardından TBMM’de de darbeleri araştırma komisyonu kuruldu.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye siyasal hayatı alanında yaşanan en köklü değişikliklerden birisi ise Parlamenter sistemden Başkanlık seçimine geçiş olmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Ağustos’ta İstanbul Yeni Kapı Mitinginde yapmış olduğu bir açıklama ile bu geçişin ilk sinyalleri verilmiş oldu. “Demokrasi ve Şehitler Mitingi” esnasında ilk ipuçları verilen bu köklü değişikliğin duyurulduğu mitinge de ilgi oldukça büyüktü. AK Parti, CHP ve MHP liderlerinin de bulunduğu mitingde ayrıca Genelkurmay Başkanı da bir mitingde ilk defa kitlelerle konuşmuştur.    

“Yenikapı Ruhu” olarak ortaya çıkan mitingde ünlü isimler de yer almıştır. Milli birlik ve beraberlik söylemlerinin egemen olduğu mitingde Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin siyasi yakınlaşması da başlamış ve Cumhur İttifakı’nın temelleri atılmıştır. 

Bu görüşme ve çalışmaların ardından “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adlı sistem iki partinin milletvekili oylarıyla Ocak 2017’de TBMM tarafından kabul edildi. 16 Nisan 2017 yılında yapılan referandum ile de yüzde 51,2 evet halkoyuyla sistem değişikliği kabul edilmiş ve yasallaşmıştır.               

Referandum sonucuna göre Meclisin bir sonraki seçimi ve Cumhurbaşkanı seçimi 3 Kasım 2019 tarihinde aynı anda yapılacaktı. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 3 Kasım’ı beklemenin gerekli olmadığını 24 Haziran 2018 tarihinde yapılmasının daha uygun olacağını söylemesi üzerine seçimler 24 Haziran’da yapılmıştır.

24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimlerde ise ilk Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri yapıldı. Seçim sonuçlarında Recep Tayyip Erdoğan ilk turda yüzde 52,6 oy alarak ikinci tura gerek kalmadan Cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçim aynı zamanda Türkiye siyasal hayatındaki köklü bir dönüşümü ve parlamenter demokrasinin noktalandığı bir dönemeci ifade etmektedir. Seçimlerin ardından Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirken, Binali Yıldırım’ın da Başbakanlığı sona ermiştir. 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fuat - 5 ay önce
Kimler geldi kimler geçti vay be