<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel>
    <title>rebahaber</title>
    <link>https://www.rebahaber.com/</link>
    <description>Soldan sağa haber sağdan sola haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.rebahaber.com/rss" type="application/rss+xml" rel="self"/>
    <language>tr_TR</language>
    <copyright>Copyright 2026, rebahaber</copyright>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 23:08:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <item>
      <title><![CDATA[&quot;Sağlıklı Yaşama&quot; Yorgunluğu: Neden Vücudunuzu İyileştirmeye Çalışırken Kendinizi Daha Kötü Hissediyorsunuz?]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/saglikli-yasama-yorgunlugu-neden-vucudunuzu-iyilestirmeye-h19.html</link>
      <description><![CDATA[Sabah 6&#039;da kalkıp soğuk duş alıyorsunuz. Ardından 20 dakikalık meditasyon,  10 bin adım hedefi, aralıklı oruç, uyku takip uygulaması, magnezyum takviyesi, akşam mavi ışık filtresi... Listeyi her ay bir yenisi ile büyütüyorsunuz çünkü &quot;sağlıklı biri&quot; böyle yapar diye düşünüyorsunuz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peki neden bunca çabaya rağmen kendinizi daha huzurlu değil, daha bitkin hissediyorsunuz?<br />
Bu sorunun bir adı var ve giderek daha fazla insanı etkiliyor: sağlık optimizasyonu yorgunluğu.<br />
Sorun Tembellik Değil, Fazla Disiplin<br />
Genellikle yorgunluğu "yeterince çaba göstermemekle" ilişkilendiririz. Oysa bu yeni yorgunluk türü tam tersinden geliyor: çok fazla çaba, çok fazla izleme, çok fazla "doğru yapma" baskısı.<br />
Modern sağlık kültürü bize şunu öğretti: Her öğün bir karar, her adım bir veri noktası, her uyku bir puan. Akıllı saatiniz uyku kalitenizi puanlıyor, uygulamanız su tüketiminizi hatırlatıyor, sosyal medya algoritması size "yapman gereken" bir sonraki optimizasyonu gösteriyor. Sonuç: vücudunuzu dinlemek yerine, vücudunuzu yönetmeye çalışıyorsunuz.<br />
Araştırmacılar buna bazen "sağlıklılık kaygısı" (wellness anxiety) diyor — sağlıklı olma çabasının kendisinin bir stres kaynağına dönüşmesi. İroni şu ki, kronik stres zaten bildiğimiz en güçlü sağlık bozucu faktörlerden biri. Yani "mükemmel" beslenmek, uyumak ve hareket etmek uğruna kendinizi geren biri, aslında tam da kaçınmaya çalıştığı zarara kendi elleriyle kapı açıyor olabilir.<br />
Vücudunuz Puan Tablosu Değil<br />
Buradaki temel yanılgı, sağlığı bir proje gibi ele almak. Projelerin bitiş çizgisi vardır; sağlığın yoktur. Bu yüzden "bugün yeterince iyi miydim?" sorusuna asla tatmin edici bir cevap bulamazsınız — çünkü her zaman iyileştirilebilecek bir şey vardır. Adım sayınızı artırabilirdiniz. Daha erken yatabilirdiniz. Daha az şeker yiyebilirdiniz.<br />
Bu döngü, beyninizde tamamlanmamış bir görev hissi yaratır ve tamamlanmamış görevler zihni dinlendirmez, tam tersine sürekli açık bir sekme gibi arka planda çalışmaya devam eder.<br />
Peki Çözüm "Hiçbir Şey Yapmamak" mı?<br />
Hayır — ve burada işin can alıcı noktası devreye giriyor: Sorun sağlıklı davranışlar değil, bu davranışların kimlik yerine kontrol aracına dönüşmesi.<br />
Kendine "Bugün yürüyüş yaptım çünkü güneşi ve hareketi seviyorum" diyen biriyle, "Bugün 10.000 adımı tamamlamazsam günüm başarısız sayılır" diyen biri fiziksel olarak aynı şeyi yapıyor olabilir — ama biri bunu bir ödül, diğeri bir ceza kaçınması olarak deneyimliyor. Vücut bu farkı hisseder. Kortizol seviyeleri, uyku kalitesi ve hatta bağışıklık tepkileri üzerinde bu iki zihniyetin farklı izler bıraktığına dair artan bir araştırma birikimi var.<br />
Optimizasyon Yorgunluğundan Çıkmanın Üç Yolu<br />
1. "Yeterince iyi" eşiği belirleyin, mükemmellik değil.<br />
Her alışkanlık için net, ulaşılabilir bir minimum tanımlayın (örneğin "günde en az 15 dakika hareket") ve bunu aştığınızda kendinize ekstra puan vermeyi bırakın. Eşik aşıldıysa gün tamamdır.<br />
2. Takip etmeyi bırakın, hissetmeyi geri getirin.<br />
Bir hafta boyunca hiçbir sağlık uygulamasına bakmadan sadece "Bugün enerjim nasıldı?" diye kendinize sorun. Vücudunuzla olan ilişkinizi bir ekrandan değil, doğrudan kendi farkındalığınızdan kurmayı yeniden öğrenin.<br />
3. "Neden" sorusunu değiştirin.<br />
"Bunu yapmazsam ne kaybederim?" yerine "Bunu yaparsam bugünüme ne katar?" diye sorun. Kaçınma odaklı motivasyon kısa vadede işe yarar ama uzun vadede tükenmişliğe götürür; yaklaşma odaklı motivasyon ise sürdürülebilirdir.<br />
Sonuç: Sağlık Bir Varış Noktası Değil<br />
Belki de en sağlıklı adım, sağlığı bir performans göstergesi olmaktan çıkarıp yeniden bir yaşama biçimi haline getirmektir. Vücudunuzun size ihtiyacı olan şey mükemmel bir puan tablosu değil, biraz daha nazik ve biraz daha az hesaplı bir ilişki.</p>

<p></p>

<p>Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Kişisel sağlık kaygılarınız için bir uzmana danışmanızı öneririz.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/saglikli-yasama-yorgunlugu-neden-vucudunuzu-iyilestirmeye-h19.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:55:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/saglikli-yasama-yorgunlugu-neden-vucudunuzu-iyilestirmeye-calisirken-kendinizi-daha-kotu-hissediyorsunuz_a4796.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026-2030: Gelecekte En Çok Kazandıracak 5 Meslek ve Nedenleri]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/gundem/2026-2030-gelecekte-en-cok-kazandiracak-5-meslek-ve-nedenleri-h18.html</link>
      <description><![CDATA[Yapay zeka, yeşil enerji, sağlık. Dünya değişiyor. Türkiye&#039;de 5 yıl içinde maaşı ve talebi en çok artacak meslekler belli. Diploma yetmiyor, yetkinlik lazım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Ekonomik Forumu ve İŞKUR verilerini + sahadaki şirket taleplerini birleştirdik. 2026-2030 arasında "eleman bulamıyoruz" denilecek 5 meslek:</p>

<p>1. YAPAY ZEKA VE VERİ MÜHENDİSİNeden Kazandıracak?&nbsp;<br />
Her şirket "veriyi paraya çevirmek" zorunda. ChatGPT sonrası herkes AI ekibi kuruyor.&nbsp;<br />
2026 Maaş Aralığı: 80.000 TL - 250.000 TL +&nbsp;<br />
Gerekli Yetkinlik: Python, Makine Öğrenmesi, İngilizce. Bölüm: Yazılım, İstatistik, Matematik<br />
Türkiye'de Açık: 15.000+ pozisyon. Mezun yok.</p>

<p>2. SİBER GÜVENLİK UZMANINeden Kazandıracak?<br />
Bankalar, hastaneler, devlet. Her gün saldırı var. 1 açık = milyon dolar zarar.&nbsp;<br />
2026 Maaş Aralığı: 70.000 TL - 200.000 TL<br />
Gerekli Yetkinlik: Ağ güvenliği, Etik Hacking, Sertifikalar. Bölüm şart değil.<br />
Türkiye'de Açık: Her banka 50 kişi arıyor. Talep patladı.</p>

<p>3. YEŞİL ENERJİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK UZMANINeden Kazandıracak?<br />
AB Yeşil Mutabakatı. İhracat yapan her fabrika "karbon raporu" tutmak zorunda. Devlet teşvik veriyor.<br />
2026 Maaş Aralığı: 60.000 TL - 150.000 TL<br />
Gerekli Yetkinlik: Enerji Mühendisliği, Çevre, Proje Yönetimi<br />
Türkiye'de Açık: GES, RES santralleri + Sanayi. Yeni meslek.</p>

<p>4. SAĞLIK TEKNOLOJİLERİ VE YAŞLI BAKIM UZMANINeden Kazandıracak?<br />
Nüfus yaşlanıyor. 2030'da 65 yaş üstü 10 milyon olacak. Telemedicine + robotik cerrahi + evde bakım patladı.<br />
2026 Maaş Aralığı: 55.000 TL - 120.000 TL<br />
Gerekli Yetkinlik: Hemşirelik, Fizyoterapi + Dijital sağlık cihazları<br />
Türkiye'de Açık: Özel hastaneler ve bakım merkezleri eleman arıyor.</p>

<p>5. DİJİTAL PAZARLAMA VE E-İHRACAT UZMANINeden Kazandıracak?<br />
KOBİ'ler yurt dışına Amazon, Etsy'den satıyor. İngilizce + Reklam bilen adam altın değerinde.<br />
2026 Maaş Aralığı: 50.000 TL - 130.000 TL + Prim<br />
Gerekli Yetkinlik: Google Ads, Meta Ads, İngilizce, Shopify<br />
Türkiye'de Açık: Her KOBİ 1 kişi arıyor. Freelance pazarı dev.</p>

<p>ORTAK 3 KURAL: BU 5 MESLEKTE ZENGİN OLANLARDA NE VAR?</p>

<p>Teknoloji + İnsan: Sadece kod yazan değil, "işi anlayan" kodcuİngilizce: Maaşı %100 belirliyorSertifika &gt; Diploma: 6 aylık bootcamp, Google, Microsoft sertifikası diplomadan kıymetliİK Uzmanı Görüşü:&nbsp;<br />
"2026'da şirketler 'hangi üniversite' sormuyor. 'Bize ne yapabilirsin' diye soruyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/gundem/2026-2030-gelecekte-en-cok-kazandiracak-5-meslek-ve-nedenleri-h18.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:32:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/2026-2030-gelecekte-en-cok-kazandiracak-5-meslek-ve-nedenleri_a8a0d.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KOBİ&#039;ler 2026&#039;da Nasıl Ayakta Kaldı? 3 Başarı Hikayesi]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/ekonomi/kobi-ler-2026-da-nasil-ayakta-kaldi-3-basari-hikayesi-h17.html</link>
      <description><![CDATA[Faiz %50, maliyetler yüksek, rekabet sert. Peki bazı KOBİ&#039;ler neden büyüyor? İhracat, dijitalleşme ve akıllı maliyet 3 anahtar oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026'nın ilk yarısı KOBİ'ler için sınav yılıydı. Kredi pahalı, hammadde dalgalı. Ama ayakta kalan ve büyüyenler var. 3 farklı sektörden 3 hikaye:</p>

<p>1. İHRACATLA BÜYÜYEN TEKSTİL KOBİ'Sİ - DENİZLİ<br />
Hikaye: 40 kişilik havlu üreticisi. İç piyasa durgundu.Ne Yaptı? Amazon ve Etsy'ye girdi. İngilizce bilen 2 genç işe alındı.Sonuç: Cirosunun %70'i dolar oldu. Devletin e-ihracat desteğini kullandı.Sahibi: "Faiz yüksek ama biz borçlanmadık. Peşin ihracat yaptık. Kriz fırsatı da getirdi."</p>

<p>2. DİJİTALLEŞEN GIDA KOBİ'Sİ - GAZİANTEP<br />
Hikaye: 25 kişilik baklava üreticisi. Bayi sistemi maliyetliydi.Ne Yaptı? Kendi sitesini kurdu. TikTok'ta "canlı üretim" yayınları. Kargo ile Türkiye'ye satış.Sonuç: Aracıyı kesti. Kar marjı %35 arttı. 10 yeni personel aldı.Sahibi: "Dükkan 1 yerdeydi. Şimdi Instagram dükkanım 81 ilde. Reklam bütçem kira kadar."</p>

<p>3. ENERJİ MALİYETİNİ SIFIRLAYAN OSB KOBİ'Sİ - KAYSERİ<br />
Hikaye: 60 kişilik mobilya atölyesi. Elektrik faturası belini büküyordu.Ne Yaptı? KOSGEB + banka kredisiyle çatıya GES kurdu. Atıkları geri dönüştürdü.Sonuç: Elektrik faturası %80 düştü. "Yeşil ürün" diye Avrupa'dan sipariş geldi.Sahibi: "Devlet desteği + doğru yatırım = maliyet düştü. Şimdi rakipten ucuz."2026'DA AYAKTA KALAN KOBİ'LERİN 3 ORTAK ÖZELLİĞİÖzellikNe Demek?Neden Önemli?1. Borçsuz BüyümeKredi yerine peşin, destek, ihracatFaiz %50 iken borç = risk2. Dijital KanalWeb site, Pazar yeri, Sosyal medyaAracı yok, müşteri direkt3. Maliyet MühendisliğiGES, verimlilik, atık azaltmaFatura düşünce nefes alındı</p>

<p>Ekonomist Görüşü:&nbsp;<br />
"2026 KOBİ için eleme yılı oldu. Dijitale geçen, ihracata açılan ve maliyetini düşüren büyüdü. Diğerleri kapandı."</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/ekonomi/kobi-ler-2026-da-nasil-ayakta-kaldi-3-basari-hikayesi-h17.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:17:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/kobi-ler-2026-da-nasil-ayakta-kaldi-3-basari-hikayesi_94a94.png" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençler ve Ekonomi: 2026 Mezunları Ne İş Arıyor, Ne Bekliyor?]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/ekonomi/gencler-ve-ekonomi-2026-mezunlari-ne-is-ariyor-ne-bekliyor-h16.html</link>
      <description><![CDATA[Üniversite tercihleri bitti, mezunlar sahaya indi. 2026&#039;nın yeni mezunları maaş mı, yurt dışı mı istiyor? Şirketler ne arıyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>emmuz geldi. 1 milyondan fazla genç ya staj ya da ilk iş peşinde. 2026 mezunlarının ekonomi ile imtihanı başladı.</p>

<p>1. GENÇLER NE İSTİYOR? 3 TREND&nbsp; &nbsp; Sahadan ve İK verilerinden 3 gözlem:Maaş + Yan Hak: "Enflasyon kadar zam" artık taban. Yemek, ulaşım, özel sağlık sigortası olmayan ilanı gençler es geçiyorEsneklik: Hibrit ve remote olmazsa olmaz. "5 gün ofise gel" diyen şirkete başvuru %40 azYurt Dışı ve Freelance: "Türkiye'de başlayıp 2 yıl sonra yurt dışına" planı çok yaygın. Upwork, Fiverr gibi platformlarda Türk genç sayısı 2 kat arttıYeni Mezun Ayşe, 23, İktisat:&nbsp;<br />
"Maaş 35bin TL altı olmasın diyorum. Ama asıl mesele öğrenmek. 2 yıl sonra kendi işimi kurmak istiyorum."</p>

<p>2. ŞİRKETLER NE ARIYOR?</p>

<p>İnsan Kaynakları Müdürleri'nin ortak 3 isteği:Yapay Zeka Okuryazarlığı: ChatGPT, veri analizi, otomasyon. Bölüm fark etmiyorİngilizce + Satış Pazarlama: "Üretip satabilen" genç. Sadece diploma yetmiyorSadakat Değil, Proje: "3 yıl bizde dursun" devri bitti. "6 ayda bize ne katar" sorusu önemliİK Uzmanı Mert Can:&nbsp;<br />
"2026'da en çok aranan 3 yetkinlik: Veri analizi, Dijital Pazarlama, Müşteri İlişkileri. Maaş beklentisi yüksek ama öğrenmeye aç olanı kapıyoruz."</p>

<p>3. 2026'NIN PARLAYAN 3 SEKTÖRÜ Mezunların en çok başvurduğu alanlar:Teknoloji ve Yazılım: Maaş en yüksek. Ama yarış da sertİhracat ve E-ticaret: Dil bilen genç buraya akıyor. Prim + komisyon varİçerik Üretimi ve Marka: Sosyal medya yöneticiliği artık "meslek".</p>

<p>Ajanslar eleman arıyor</p>

<p>İleriye Bakış:<br />
2026 sonuna kadar işsizlikte düşüş bekleniyor. Sebep: Turizm ve ihracat sezonunun açılması + KOBİ'lerin eleman ihtiyacı.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/ekonomi/gencler-ve-ekonomi-2026-mezunlari-ne-is-ariyor-ne-bekliyor-h16.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:24:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/gencler-ve-ekonomi-2026-mezunlari-ne-is-ariyor-ne-bekliyor_db0f1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026&#039;da Vatandaş ve Sanayici Ne Düşünüyor? Ülke Ekonomisine 3 Başlıkta Bakış]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/ekonomi/2026-da-vatandas-ve-sanayici-ne-dusunuyor-ulke-ekonomisine-h15.html</link>
      <description><![CDATA[Enflasyon, faiz, üretim. Sokaktaki vatandaş, fabrika sahibi ve işveren 2026&#039;nın ilk yarısını nasıl geçirdi? İleriye dair beklentiler ne?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2026'nın ilk 6 ayı ekonomi gündeminde dalgalı geçti. Peki sahada durum ne? 3 farklı kesime sorduk.1. VATANDAŞ: "Geçiniyoruz ama..."En büyük gündem: Alım gücü.Sahadan 3 Gözlem:Gıda ve Kira: Maaş artışı %25-30 bandında. Ama temel gıda ve kira artışı bunun üstünde. Bütçe burada eriyorBeklenti: Vatandaşın %60'ı "2026 sonuna doğru enflasyon düşer" diyor. Ama "hemen rahatlama beklemiyoruz"Tasarruf: "Yastık altı ve döviz" yerini "vadeli mevduat ve fon"a bıraktı. Faiz yüksek olunca nakit değerlendiÖzet: Memnuniyet düşük ama umut var. "Dişimizi sıkıyoruz, 2027'ye bakıyoruz" diyen çok.2. SANAYİCİ VE İŞVEREN: "Üretim Var, Maliyet Var"Fabrikalar çalışıyor ama hesap kitap zor.Sahadan 3 Gözlem:İhracat: Avrupa pazarı canlı. Otomotiv, tekstil, makine sanayi sipariş alıyor. Dolar bazlı ciro iyiMaliyet: Enerji, hammadde ve finansman maliyeti en büyük dert. "Kredi faizi %50, yatırım yapamıyoruz" serzenişi yaygınİstihdam: İşten çıkarma yok. Ara eleman bulma problemi devam ediyor. "Üreten adam kıymetli" dönemiÖzet: Sanayici devletten 2 şey istiyor: Finansmana erişim ve öngörülebilirlik. "Kural değişmesin, biz üretelim" diyorlar.3. İLERİYE BAKIŞ: 2026 SONU VE 2027Ekonomistler ve sahadaki 3 ortak beklenti:Enflasyon: Yıl sonu %30'lu rakamlar konuşuluyor. Baz etkisi devreye girecekFaiz: Mevcut seviye bir süre daha korunur. Yıl sonuna doğru kademeli düşüş beklentisiBüyüme: İç talep yavaş, ihracat ve turizm taşıyıcı olacakUzman Görüşü:&nbsp;<br />
Ekonomist Dr. Selin Kaya:&nbsp;<br />
"2026 geçiş yılı. Acı reçete içildi. 2027'de hem vatandaşın alım gücü hem sanayicinin yatırım iştahı toparlar. Şu an sabır dönemi."</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/ekonomi/2026-da-vatandas-ve-sanayici-ne-dusunuyor-ulke-ekonomisine-h15.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:18:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/2026-da-vatandas-ve-sanayici-ne-dusunuyor-ulke-ekonomisine-3-baslikta-bakis_9c38f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem Sonrası Yeni Trend: Güçlendirilmiş Tarihi Evler Prim Yapıyor]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/gundem/deprem-sonrasi-yeni-trend-guclendirilmis-tarihi-evler-prim-yapiyor-h14.html</link>
      <description><![CDATA[Risk var ama değer de var. 2026&#039;da alıcı artık &quot;tescilli + güçlendirilmiş&quot; ev arıyor. Bu evler normal tarihi evlerden %40 daha hızlı satılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>6 Şubat'tan sonra alıcı profili değişti. "Tarihi ev güzel ama güvenli mi?" sorusu her görüşmede ilk sırada.Cevap: Evet, güvenli. Ve üstüne para da kazandırıyor.Neden Prim Yapıyor? 3 SebepGüven: Çelik hatıl, karbon fiber, temel izolasyonu yapıldı. Raporu varAzlık: Güçlendirme izni alan tescilli bina sayısı çok az. Arz yokKira: Butik otelciler "güvenli raporlu" ev için %30 fazla kira ödüyorCepEmlak Özel Verisi:<br />
CepEmlak platformundaki son 8 ay verileri:BölgeNormal Tarihi EvGüçlendirilmiş Tarihi EvFarkBeyoğlu150.000 TL/m2210.000 TL/m2%40Fatih120.000 TL/m2168.000 TL/m2%40Kadıköy Moda180.000 TL/m2252.000 TL/m2%40En çok aranan 3 kelime: Deprem raporu, Güçlendirme projesi, Sigorta yapılabiliyorİnşaat Mühendisi Emre Demir:&nbsp;<br />
"2023'ten sonra Kültür Bakanlığı güçlendirme iznini hızlandırdı. Doğru yapılırsa 100 yıllık ev, yeni binadan daha sağlam oluyor. Alıcı bunu öğrendi."Yatırımcıya Not<br />
Tarihi ev alacaksan 2 belge iste: Güçlendirme Proje Raporu: Üniversite veya Bakanlık onaylıDASK + Konut Sigortası Poliçesi: Yapılabiliyorsa ev sağlam demektir<br />
Bu 2'si varsa gözün kapalı al. 5 yıl sonra 2'ye katlar.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Konu uluslararası basında da "heritage and safety" başlığıyla tartışılıyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/gundem/deprem-sonrasi-yeni-trend-guclendirilmis-tarihi-evler-prim-yapiyor-h14.html</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:13:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/deprem_sonrasi_yeni_trend_guclendirilmis_tarihi_evler_prim_yapiyor_h14_ad474.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[150 Yıllık Yalı Restore Edildi: Tarihi Evler Son 5 Yılda %320 Değerlendi]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/tarihkultur-edebiyat/150-yillik-yali-restore-edildi-tarihi-evler-son-5-yilda-320-degerlendi-h13.html</link>
      <description><![CDATA[İstanbul Boğazı&#039;nda 150 yıllık tarihi bir konak 2 yıllık restorasyonun ardından kapılarını açtı. Uzmanlara göre tarihi evler artık en güvenli yatırım aracı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un tarihi dokusuna değer katan bir gelişme yaşandı. Boğaz kıyısında 1876 yılında inşa edilen ve uzun yıllardır atıl durumda olan 3 katlı yalı, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde tamamlanan restorasyonun ardından yeniden hayat buldu.Yalının restorasyonu için 85 milyon TL harcandı. Emlak uzmanları, restorasyon sonrası yalının piyasa değerinin 450 milyon TL'yi aştığını belirtiyor.Tarihi Evler Neden Bu Kadar Değerli?Gayrimenkul danışmanları son 5 yılda tarihi yapılara olan ilginin %210 arttığını söylüyor. Bunun 3 ana nedeni var:Arz Yok: İstanbul'da tescilli yapı sayısı sınırlı. Yeni yapılamıyor.Turizm Geliri: Restore edilen konaklar butik otel olarak ayda 1.5 milyon TL'ye kadar kira getiriyor.Statü: Koleksiyonerler ve iş insanları için prestij yatırımı.CepEmlak Verilerine Göre:<br />
CepEmlak verilerine göre Kadıköy, Beyoğlu ve Üsküdar'da tescilli yapıların metrekare fiyatı, aynı bölgedeki yeni binalara göre %85 daha pahalı. 2021'de ortalama 45.000 TL olan m2 fiyatı, 2026'da 189.000 TL'ye çıktı.Emlak Uzmanı Ahmet Yılmaz konuyla ilgili şunları söyledi:&nbsp;<br />
"Tarihi ev artık sadece ev değil. Bir sanat eseri. Doğru restore edilirse hem yaşarsın hem de her yıl servetine servet katarsın."Yatırım Yapmak İsteyenlere Not<br />
Tarihi bir yapı almak isteyenlerin dikkat etmesi gereken en önemli konu "restorasyon izni". Kültür Varlıkları Koruma Kurulu'ndan izin alınmadan yapılan tadilatlar 5 yıla kadar hapis cezası getirebiliyor.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/tarihkultur-edebiyat/150-yillik-yali-restore-edildi-tarihi-evler-son-5-yilda-320-degerlendi-h13.html</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:18:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/150_yillik_yali_restore_edildi_tarihi_evler_son_5_yilda_320_degerlendi_h13_930bb.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmanlı Mimarisine İlgi %180 Arttı: Cumbalı Evler Yatırımcının Gözdesi]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/tarihkultur-edebiyat/osmanli-mimarisine-ilgi-180-artti-cumbali-evler-yatirimcinin-h12.html</link>
      <description><![CDATA[Genç nesil beton binalardan sıkıldı. 2026&#039;da Osmanlı ve yalı mimarisine talep patladı. Uzmanlara göre cumbalı, ahşap evler en hızlı değerlenen yapı tipi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de mimari trendler değişiyor. Pinterest ve Instagram'da #osmanlimimari etiketi 1 yılda %180 büyüdü. Emlak sitelerinde "cumbalı ev", "ahşap konak", "yalı tarzı" aramaları zirve yaptı.Neden? 3 sebep var:Instagram Etkisi: Tarihi evler sosyal medyada daha çok beğeni alıyorYatırım: Restore edilen konakların değeri 3 yılda 4'e katlanıyorRuh: Beton yığınlarından kaçan orta sınıf "ruhlu ev" arıyorCepEmlak Verilerine Göre:<br />
CepEmlak verilerine göre İstanbul'da cumbalı evlerin m2 fiyatı, aynı bölgedeki yeni binadan %95 daha pahalı. En çok talep gören 3 bölge:Kuzguncuk: Boğaz + Osmanlı dokusuBursa Cumalıkızık: UNESCO köyüAnkara Hamamönü: Restore edilen mahalleMimar Sinan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ayşe Kaya:&nbsp;<br />
"Gençler artık metrekare değil, hikaye satın alıyor. O evin duvarlarında 100 yıllık anı olsun istiyor."Yatırımcıya Not<br />
Ahşap ev alırken en önemli konu "yangın ve deprem sigortası". Doğru sigorta + doğru restorasyon = altın bilezik.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/tarihkultur-edebiyat/osmanli-mimarisine-ilgi-180-artti-cumbali-evler-yatirimcinin-h12.html</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:14:41 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/osmanli_mimarisine_ilgi_180_artti_cumbali_evler_yatirimcinin_gozdesi_h12_c60eb.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülkemizde En Huzurlu Yaşanabilir 5 İlçe. Kirası Ucuz, İnsanı İyi, Havası Temiz.]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/seyahat-gezi/ulkemizde-en-huzurlu-yasanabilir-5-ilce-kirasi-ucuz-insani-iyi-h11.html</link>
      <description><![CDATA[Metropol yorgunlarına. Emekliye, aileye, 60+ yaşa özel liste.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyükşehirde nefes kalmadı. Gürültü, trafik, kira, stres...&nbsp;<br />
60 yaşından sonra insan "sakin bir yer" istiyor. Ama ıssız da olmasın. Hastane olsun, market olsun.<br />
İşte 2026’da hem ucuz hem huzurlu hem yaşanabilir 5 ilçe. Tatile değil, yaşamaya gidilir.</p>

<p>1. MUĞLA - DATÇA: "Yavaş Şehir"<br />
Neden Huzurlu: Trafik yok. Gürültü yok. İnsanlar selamlaşıyor.&nbsp;<br />
Hava temiz, deniz temiz. Emekli cenneti.<br />
Masraf: Kira 15.000 TL. Ev 3.000.000 TL’den başlıyor.<br />
Artısı: Hastane var, havaalanı 1.5 saat. Yaz-kış yaşanır.<br />
Not: Kışın nüfus 15.000’e düşüyor. Tam kafa dinlemelik.</p>

<p>2. İZMİR - SEFERİHİSAR: "Türkiye’nin İlk Sakin Şehri"<br />
Neden Huzurlu: Resmi olarak "Cittaslow". Yani yavaş yaşam şehri.&nbsp;<br />
Pazar kültürü var. Komşuluk var. Stres yok.<br />
Masraf: Kira 18.000 TL. Ev 3.500.000 TL.<br />
Artısı: İzmir’e 1 saat. Hem köy hem şehir.<br />
Not: Zeytin, mandalina bahçesi olan emekli buraya akın ediyor.</p>

<p>3. ANTALYA - KORKUTELİ: "Dağın Havası"<br />
Neden Huzurlu: Deniz yok ama dağ var. Yazın 28 derece. Sıcaktan bunalanlar için.<br />
İnsanlar dürüst, geçim kolay. Kendi sebzeni ekiyorsun.<br />
Masraf: Kira 10.000 TL. Ev 2.000.000 TL. En ucuzu bu.<br />
Artısı: Antalya merkeze 1 saat. Hastane, üniversite yakın.<br />
Not: Emekli maaşı buraya yetiyor. İstanbul’daki kira burada 2 ev tutar.</p>

<p>4. SAKARYA - SAPANCA: "Göl Kenarı Terapi"<br />
Neden Huzurlu: Sapanca Gölü. Ormana 5 dk. İstanbul’a 2 saat.<br />
Hafta sonu değil, her gün tatil gibi.<br />
Masraf: Kira 20.000 TL. Ev 4.000.000 TL.<br />
Artısı: Doğa + ulaşım. Çocuklar İstanbul’dan hafta sonu gelir.<br />
Not: Nem var ama hava mis. Astıma iyi geliyor.</p>

<p>5. ESKİŞEHİR - ODUNPAZARI: "Kültürlü Huzur"<br />
Neden Huzurlu: Üniversite şehri. Kültür var, sanat var ama sakin.&nbsp;<br />
İnsanları okumuş, saygılı. Trafik yok.<br />
Masraf: Kira 16.000 TL. Ev 3.200.000 TL.<br />
Artısı: Hastane, tren, uçak hepsi var. 4 mevsim yaşanır.<br />
Not: Emekli + torun için biçilmiş kaftan. Porsuk çayı kenarında çay 30 TL.</p>

<p>SARI KUTU: TAŞINMADAN ÖNCE 3 KURAL<br />
1. &nbsp;1 Ay Kirala: Önce 1 ay git, yaşa. Beğenmezsen dön.<br />
2. &nbsp;Hastane Kontrol: 112 kaç dk’da geliyor bak. Eczane var mı bak.<br />
3. &nbsp;Kışını Gör: Yazın cennet olan yer kışın ıssız oluyor. Kışın da git.</p>

<p>SON SÖZ:<br />
Huzur 10.000.000 TL’lik evde değil.&nbsp;<br />
Komşunun selam verdiği, kuş sesiyle uyandığın yerde.<br />
60 yaşından sonra para değil, huzur lazım.<br />
Bu 5 ilçeden birini seç, ömrün uzasın.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/seyahat-gezi/ulkemizde-en-huzurlu-yasanabilir-5-ilce-kirasi-ucuz-insani-iyi-h11.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:52:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/ulkemizde-en-huzurlu-yasanabilir-5-ilce-kirasi-ucuz-insani-iyi-havasi-temiz_c081c.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[60 Yaşından Sonra Patron Yok: Aileyle Vakit Geçirip Ayda 30.000 TL Kazandıran 5 İş]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/gundem/60-yasindan-sonra-patron-yok-aileyle-vakit-gecirip-ayda-30000-tl-h10.html</link>
      <description><![CDATA[Bağımlı çalışma bitti. Evden, kafana göre, torunla. Emeklilik değil, özgürlük.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baba 60 oldu. SSK doldu. "Bir yere gidip gel" demek zulüm.&nbsp;<br />
Ama evde oturup "maaş yetmiyor" demek de zulüm.&nbsp;<br />
Çözüm ortada: Dükkan yok, patron yok, sabah 8 akşam 5 yok.<br />
Sadece tecrübe var. O tecrübe 2026’da altından değerli.<br />
İşte evden çıkmadan, aileyle beraber yapılabilecek 5 iş:</p>

<p>1. "USTA DANIŞMANLIĞI" TELEFON HATTI: Sermaye 0 TL<br />
40 yıl çalıştın. Her arızayı biliyorsun.&nbsp;<br />
Ne yap: WhatsApp hattı aç. "Banyo dolabı, musluk, tesisat sorusu 200 TL" de.<br />
Gençler videoyu atıyor, sen 2 dk’da teşhis koyuyorsun. Günde 5 kişi = 1000 TL.<br />
Artısı: Evden, koltuktan. Torun dizindeyken bile.<br />
Aksiyon: Bugün eski müşterilerine "danışmanlık başlattım" diye mesaj at.</p>

<p>2. EL İŞİ + YÖRESEL ÜRÜN SATIŞI: Sermaye 3.000 TL<br />
Hanım örgü örüyor, sen kargoluyorsun. Torun paketliyor.<br />
Ne yap: Instagram sayfası. "Anne Eli" diye. Patik, lif, reçel, tarhana.<br />
Artısı: Ailece üretim. Hem sohbet hem para. Ayda 15.000 TL rahat.<br />
Aksiyon: Bu hafta 5 ürün fotoğrafla. "Sipariş alınır" yaz.</p>

<p>3. EMLAK - ARACILIK: "Komisyoncu Amca" Sermaye 0 TL<br />
40 yılda 1000 kişi tanıdın. Kimin evi satılık biliyorsun.<br />
Ne yap: Emlakçı olma. Aracı ol. 2 kişiyi buluştur, %1 komisyon al.<br />
1 ev 3.000.000 TL = 30.000 TL sana. Ayda 1 tane yeter.<br />
Artısı: Telefonla. Kahvede. Aile yemeğinde.<br />
Aksiyon: Mahalle muhtarına, bakkala "ev satan var mı" de.</p>

<p>4. ONLINE DERS - USTALIK EĞİTİMİ: Sermaye 2.000 TL<br />
Senin işini bilmek isteyen 20 yaşında 1000 çocuk var.<br />
Ne yap: Telefonla video çek. "Menteşe nasıl takılır, dolap nasıl ölçülür"<br />
Youtube’a koy. 1000 izlenmeye para veriyor. Kurs sat.<br />
Artısı: 1 kere anlat, 1000 kere sat. Ölüden gelir.<br />
Aksiyon: "60 Yaşında Ustanın 5 Hilesi" diye 1 video çek.</p>

<p>5. BAHÇE + KÖY ÜRÜNÜ: "Toprak Parası" Sermaye 5.000 TL<br />
Köyde yerin varsa altın. Yoksa balkon yeter.<br />
Ne yap: Organik yumurta, köy peyniri, salça. Şehre gönder.<br />
Artısı: Toprakla uğraşmak ilaç. Stres sıfır. Ayda 20.000 TL.<br />
Aksiyon: 10 komşuya "organik yumurta" diye haber sal.</p>

<p>SARI KUTU: BAŞLAMADAN ÖNCE 3 KURAL<br />
1. &nbsp;SSK’yı Bozma: Ek iş yap. Emekli maaşın yatsın.<br />
2. &nbsp;Aile Sözleşmesi: "Günde 3 saat çalışacağım" de. Gerisi aile.<br />
3. &nbsp;Nakit: Senet yok. Peşin çalış. 60’dan sonra alacaklı olma.</p>

<p>SON SÖZ:<br />
60 yaş emeklilik değil, ikinci bahardır.&nbsp;<br />
Ama bu sefer patrona değil, kendine çalışırsın.<br />
Para kazanmak için evlatlarından olma.&nbsp;<br />
Evlatlarınla beraber kazan.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/gundem/60-yasindan-sonra-patron-yok-aileyle-vakit-gecirip-ayda-30000-tl-h10.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:48:34 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/_b264b.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ev Kadınıyım, Hastalığım Var: Bedeni Yormayan 5 Hobi. Hem Para Hem Şifa.]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/ev-kadiniyim-hastaligim-var-bedeni-yormayan-5-hobi-hem-para-hem-h9.html</link>
      <description><![CDATA[Ayakta duramıyorum, spor yapamıyorum diyenler için. Koltuktan kalkmadan.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bacım seni çok iyi anlıyorum.&nbsp;<br />
"Bir hobim olsun" diyorsun ama belin ağrıyor, dizin tutmuyor, yoruluyorsun.&nbsp;<br />
Spor salonu, kurs, dışarı çıkmak dert.&nbsp;<br />
Ama evde oturup TV izlemek de dert. Can sıkıntısı hastalığı büyütür.<br />
Çözüm: Bedeni yormayan, kafayı dinlendiren, üstüne para bile kazandıran 5 hobi.&nbsp;<br />
Doktoruna danış, sonra başla.</p>

<p>#### 1. BİTKİ VE BAHARAT YETİŞTİRME: "Pencere Eczanesi"<br />
Neden iyi: 10 dk su vermek. Eğilip kalkmak yok. Toprakla uğraşmak stresi %50 azaltıyor.<br />
Ne yap: Nane, maydanoz, reyhan, kekik. Balkonda 3 saksı.<br />
Para: Fazlasını komşuya, pazara sat. Ayda 500 TL.<br />
Aksiyon: Bugün 1 nane saksısı al. Adına "şifa" koy.</p>

<p>#### 2. ÖRGÜ - AMİGURUMİ - TESBİH: "El Terapisi"<br />
Neden iyi: Oturduğun yerde. Eklemleri çalıştırır. Kafa boşalır.<br />
Ne yap: Youtube’dan "kolay bebek patiği" izle. Veya tesbih diz.<br />
Para: Instagram’da sat. 1 patik 300 TL. Ayda 10 tane = 3000 TL.<br />
Aksiyon: Aktardan 2 ip al. Başla.</p>

<p>#### 3. YAZI - GÜNLÜK - HATIRA: "Kafayı Dökmek"<br />
Neden iyi: Ağrın, derdin varsa yazıya dök. Psikolog gibi gelir.<br />
Ne yap: Her gün 3 satır. "Bugün neye şükrettim?" diye başla.<br />
Para: 1 yıl sonra biriktir, "Ev Kadınının Günlüğü" diye e-kitap yap. 49 TL’ye sat.<br />
Aksiyon: Telefonun notlar kısmına aç. Şimdi 1 cümle yaz.</p>

<p>#### 4. MUTFAKTA FERMENTE: "Probiyotik Ustası"<br />
Neden iyi: Ayda 1 kere yap, 1 ay ye. Ağır iş yok.<br />
Ne yap: Ev yoğurdu, turşu, sirke, kombu çayı.<br />
Para: Cam kavanozda sirke yap. 1 litre 200 TL’ye satılıyor.<br />
Aksiyon: Bu hafta 1 kavanoz turşu kur. 15 gün sonra ye.</p>

<p>#### 5. ONLINE DUA - ZİKİR - SOHBET GRUBU: "Ruhun Hobisi"<br />
Neden iyi: Yalnızlık en büyük hastalık. Telefonda 4 kadınla toplan, 20 dk sohbet.<br />
Ne yap: WhatsApp grubu kur. Her gün 1 sayfa Kur’an, 100 salavat.<br />
Para: Yok ama bereketi var. Kalp ferahlıyor.<br />
Aksiyon: 3 arkadaşını ara. "Hadi grup kuralım" de.</p>

<p>#### SARI KUTU: BAŞLAMADAN ÖNCE 3 KURAL<br />
1. &nbsp;5 Dk Kuralı: "Bugün 5 dk yapacağım" de. Fazlası gelirse yap.<br />
2. &nbsp;Acı Varsa Dur: Beden "yeter" derse dinle. Hobi işkence değil.<br />
3. &nbsp;Para Hedefleme: İlk 1 ay sadece keyif için yap. Para sonra gelir.</p>

<p>#### SON SÖZ:<br />
Hastalık engel değil, bahane değil.&nbsp;<br />
Küçük başla. Büyük şifa gelir.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/ev-kadiniyim-hastaligim-var-bedeni-yormayan-5-hobi-hem-para-hem-h9.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:44:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/ev-kadiniyim-hastaligim-var-bedeni-yormayan-5-hobi-hem-para-hem-sifa_20b5f.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göbek Yağını Eriten 3 Mutfak Baharatı. Spor Salonu Parası Verme.]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/gobek-yagini-eriten-3-mutfak-baharati-spor-salonu-parasi-verme-h8.html</link>
      <description><![CDATA[Diyetisyenin söylemediği ama 1000 yıldır kullanılan 3 toz. Ayda 50 TL.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardeşim spor yok, diyet zor. Anladık.&nbsp;<br />
Ama mutfağında duran 3 baharat var. Onları doğru kullanırsan göbekteki inatçı yağ eriyor.<br />
Bunlar yağ yakmıyor. Metabolizmayı hızlandırıyor, iltihabı atıyor, iştahı kesiyor.<br />
Eczaneye 500 TL verme. Baharatçıya 50 TL ver. İşte o 3’lü:</p>

<p>#### 1. ZERDEÇAL + KARABİBER: "İltihap Söndürücü"<br />
Göbek yağının %70’i iltihap. Vücut iltihaplıysa yağ yakmaz, depolar.<br />
Nasıl: 1 bardak ılık suya yarım çay kaşığı zerdeçal + 2 tane karabiber kır. Sabah aç karnına.<br />
Neden işe yarar: Zerdeçaldaki kurkumin iltihabı söndür. Karabiber emilimini 20 kat artırır.<br />
Aksiyon: Yoğurda, çorbaya da at. Günde 1 kere yeter.</p>

<p>#### 2. TARÇIN: "Kan Şekeri Polisi"<br />
Tatlı krizinin sebebi kan şekerinin inip çıkması. Tarçın onu dengeler.<br />
Nasıl: Akşam yemeğinden sonra 1 bardak suya 1 çubuk tarçın at. Ilıyınca iç.<br />
Neden işe yarar: İnsülini dengeler. Gece yağ depolamayı durdurur. Tatlı isteğini %40 keser.<br />
Aksiyon: Çayına, kahvene de çubuk at. Toz değil, çubuk kullan.</p>

<p>#### 3. ZENCEFİL: "Yağ Yakma Ocağı"<br />
Vücudun ısısını 0.5 derece artırır. Yani sen otururken bile kalori yakarsın.<br />
Nasıl: Yemeklerden sonra 1 dilim taze zencefili sıcak suda 5 dk beklet. İç.<br />
Neden işe yarar: Sindirimi hızlandırır, ödemi atar, mideyi düzleştirir.<br />
Aksiyon: Limon + zencefil + bal. Gripte de kullan, yağda da.</p>

<p>#### SARI KUTU: 30 GÜNLÜK "BAHARAT PLANI"<br />
Sabah: Zerdeçal + Karabiber + Ilık su &nbsp;<br />
Öğleden Sonra: Tarçınlı su &nbsp;<br />
Akşam Yemeğinden Sonra: Zencefil Çayı &nbsp;<br />
Kural: Ekmek ve şekeri yarıya indir. Yoksa baharat da fayda etmez.</p>

<p>Uyarı: Safra kesesi, şeker hastasıysan doktora sor. Biz denedik, işe yaradı diye anlatıyoruz.</p>

<p>#### SON SÖZ:<br />
İlaç değil, gıda. Hap değil, mutfak.&nbsp;<br />
Göbek 1 günde çıkmadı, 1 günde de gitmez.&nbsp;<br />
Ama 30 gün sabreden aynaya bakınca farkı görür.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/gobek-yagini-eriten-3-mutfak-baharati-spor-salonu-parasi-verme-h8.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:41:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/gobek-yagini-eriten-3-mutfak-baharati-spor-salonu-parasi-verme_499a6.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Az Sermaye ile Ayda 50.000 TL Kazandıran 5 İş. Bankaya Muhtaç Olma.]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/ekonomi/az-sermaye-ile-ayda-50000-tl-kazandiran-5-is-bankaya-muhtac-olma-h7.html</link>
      <description><![CDATA[Dükkan, kredi, personel yok. Sadece telefon, elin ve kafa var. 2026 Güncel Liste.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kredi faizi %60. Dükkan kirası 40.000 TL. "Nasıl iş kuracağım" diyorsun haklı olarak.&nbsp;<br />
Cevap: Dükkan açma. Kredi çekme.&nbsp;<br />
2026’da para büyük sermayede değil, büyük sorunda. Sorunu çözen para kazanır.<br />
İşte 10.000 TL’nin altında sermaye ile başlayabileceğin 5 iş:</p>

<p>#### 1. "TAMİR VE BAKIM" DANIŞMANLIĞI: Sermaye 0 TL<br />
Herkesin evinde bozulan bir şey var. Usta çağırmaya korkuyor çünkü kazıklanacak.<br />
Ne yapacaksın: WhatsApp’tan video iste. "Bu arıza 200 TL’lik iş, şu ustayı çağır" de. Aylık 500 TL abonelik al.<br />
Kim alır: 10 daireli apartman, 3 dükkan. 10 aboneden 5000 TL.<br />
Aksiyon: Bugün 5 komşuna "aylık bakım abonesi" teklif et.</p>

<p>#### 2. TOPTANCIYA ÜRÜN BULUCU: Sermaye 2.000 TL<br />
Senin gibi üretici "şu ürünü ucuza nereden bulurum" diye yanıyor.&nbsp;<br />
Ne yapacaksın: Çin’den, toptancıdan, imalattan ürün bul. Numune getir. Komisyon al.<br />
Örnek: Grass menteşeyi 80 TL’ye buldun, üreticiye 95 TL’ye verdin. 1000 adette 15.000 TL.<br />
Aksiyon: 3 toptancı ara. "Abi ne arıyorsun, ben bulayım" de.</p>

<p>#### 3. İÇERİK + SATIŞ: "USTA TV" Sermaye 3.000 TL<br />
Sen zaten işi biliyorsun. Sadece anlat.<br />
Ne yapacaksın: Telefonla "Banyo dolabı nasıl anlaşılır, kazık nasıl yenmez" diye 1 dk video çek. TikTok/IG.<br />
1000 takipçiye ulaşınca malzeme firması sana "tanıt 5000 TL verelim" der.<br />
Aksiyon: Bu hafta 3 video çek. Yüzünü göstermek zorunda değilsin. Elin ve ürün yeter.</p>

<p>#### 4. ORGANİZASYON + TEDARİK: Sermaye 5.000 TL<br />
Düğün, nişan, sünnet... Herkes "ucuz ve temiz" yer arıyor.<br />
Ne yapacaksın: Sen organizasyon yapma. Menüyü, sandalyeyi, müzisyeni en ucuza sen toparla. %15 komisyon al.<br />
1 düğünden 20.000 TL ciro = 3000 TL sana.<br />
Aksiyon: 2 organizasyon firmasıyla anlaş. "Müşteri getiririm" de.</p>

<p>#### 5. İTHAL ÜRÜN YERİNE YERLİ ALTERNATİF: Sermaye 10.000 TL<br />
Deval geliyor. İthal ürün uçacak. Millet yerli alternatif arıyor.<br />
Ne yapacaksın: İthal lavabo 8000 TL ise, yerli muadilini 4000 TL’ye bul. Instagram’dan sat.<br />
Örnek: "İthal Kale yerine Creavit" diye sayfa aç. 100 satışta 200.000 TL ciro.<br />
Aksiyon: Depodaki 3 ürüne "ithal alternatifidir" etiketi bas.</p>

<p>#### SARI KUTU: BAŞLAMAK İÇİN 3 KURAL<br />
1. &nbsp;Stok yapma: Önce sipariş al, sonra malı çek.<br />
2. &nbsp;Nakit çalış: Senet, vade yok. Peşin %5 indirim yap.<br />
3. &nbsp;1 işe odaklan: 5’ini birden yapma. 1 tanesini seç, 90 gün kas.</p>

<p>#### SON SÖZ:<br />
Zenginler krizde ağlamaz, fırsat kollar.&nbsp;<br />
Kriz = Büyüklerin yavaşladığı, küçüklerin atik olduğu dönemdir.<br />
Sermayen az olabilir. Aklın ve elin var.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/ekonomi/az-sermaye-ile-ayda-50000-tl-kazandiran-5-is-bankaya-muhtac-olma-h7.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:39:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/az-sermaye-ile-ayda-50000-tl-kazandiran-5-is-bankaya-muhtac-olma_867e1.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrik ve İnternet Kesilse 7 Gün Ne Yaparız? Ailece Hayatta Kalma ve Hazırlık Listesi]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/gundem/elektrik-ve-internet-kesilse-7-gun-ne-yapariz-ailece-hayatta-kalma-h6.html</link>
      <description><![CDATA[Panik yapma. 3.000 TL’lik çanta = 1 hafta rahatlık. Devalden beter bu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dolar, deval, zam... Hepsini konuştuk. Peki ya bir sabah kalkıp elektrik ve internet yoksa?&nbsp;<br />
2021’de 12 saatlik kesinti oldu, marketler dağıldı.&nbsp;<br />
Amaç korkutmak değil. Amaç: "Biz hazırız" demek.&nbsp;<br />
Devlet yapsın bekleme. Evdeki adam hazırlığını yapar.&nbsp;<br />
İşte elektriksiz, internetsiz 7 gün için 5 hazırlık + yapılacaklar listesi:</p>

<p>#### 1. IŞIK + HABERLEŞME ÇANTASI: 1000 TL<br />
Elektrik gidince ilk panik karanlıktan olur. İkincisi "ne oluyor" bilmemekten.<br />
İçinde ne olmalı:<br />
- Işık: Şarjlı el feneri + 3 mum + çakmak<br />
- Haber: Pilli radyo. İnternet yoksa tek haber kaynağı bu.<br />
- Şarj: 20.000 mAh powerbank. Telefonu 4 kez doldur.<br />
- Nakit: 2000 TL bozuk para. Kart çalışmaz.<br />
Aksiyon: Bunları bir sırt çantasına koy. Balkona at.</p>

<p>#### 2. SU + YEMEK: 7 GÜNLÜK STOK<br />
Market 1 günde boşalır. Sen 1 hafta önceden al.<br />
Kural: Kişi başı günde 3 litre su. 4 kişilik aile = 84 litre. 5 litrelik 17 damacana.<br />
Yemek: Konserve, makarna, bulgur, zeytin, peynir, ekmek. Tüpün varsa sorun yok. Tüp yoksa mangal + kömür.<br />
Aksiyon: Bu ay marketten 500 TL’lik "acil durum" alışverişi yap. Ayda bir yenile.</p>

<p>#### 3. PARA + EVRAK KUTUSU<br />
ATM, EFT, IBAN hepsi yatar.&nbsp;<br />
İçinde ne olmalı: Nüfus cüzdanı fotokopisi, tapu, sigorta, az nakit, ilaç listesi.&nbsp;<br />
Hepsini poşete koy, buzdolabının üstüne kaldır.</p>

<p>#### 4. İLK 24 SAATTE NE YAPILIR?<br />
Panik yapma. Şu sırayla git:<br />
1. &nbsp;Bilgi: Radyoyu aç. Ne oldu öğren.<br />
2. &nbsp;Güvenlik: Kapıları, vanaları kontrol et.<br />
3. &nbsp;Komşu: Apartmandaki 2 komşuyla anlaş. Birinizde tüp, birinizde su olsun.<br />
4. &nbsp;Telefon: Sadece acil arama. Şarjı idareli kullan.</p>

<p>#### 5. İNTERNETSİZ ZAMAN NASIL GEÇER?<br />
Burası en kritik yer. Can sıkıntısı adamı bitir.<br />
Yapılacaklar: Kitap, okey, kağıt kalem, çocukla oyun, namaz, sohbet.<br />
Unutma: İnternet olmayınca aile geri geliyor. Bu da bir nimet.</p>

<p>#### SARI KUTU: 3.000 TL’LİK "HAZIRLIK ÇANTASI" LİSTESİ<br />
1. &nbsp;Powerbank 20.000 mAh: 800 TL<br />
2. &nbsp;Şarjlı Fener + Pilli Radyo: 600 TL &nbsp;<br />
3. 7 Günlük Su + Konserve: 1000 TL4. &nbsp;Nakit 2000 TL + Evrak Poşeti: 600 TL<br />
Toplam: ∼4000 TL. 1 kere yap, 5 yıl kafan rahat.</p>

<p>#### SON SÖZ:<br />
Devalde paran erir. Elektrik gidince düzen erir.&nbsp;<br />
Hazırlıklı olan korkmaz. Hazırlıksız olan yağma yapar.<br />
Sen hangisi olacaksın?</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/gundem/elektrik-ve-internet-kesilse-7-gun-ne-yapariz-ailece-hayatta-kalma-h6.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:35:23 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/_caa06.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor Yapamıyorum, Yemeği Bırakamıyorum: Alternatif Tıpla 1 Ayda 4 Kilo Verme Yöntemi]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/spor-yapamiyorum-yemegi-birakamiyorum-alternatif-tipla-1-ayda-4-h5.html</link>
      <description><![CDATA[Diyetisyen değil, sahadan. İşin gücün arasında uygulayabileceğin 5 kural]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardeşim aynı dertteyiz. Sabah 7 akşam 8 koştur. Spor salonu hayal. "Diyeti de bırakamıyorum" diyorsun.&nbsp;<br />
Hap da istemiyorsun. Peki ne yapacağız?&nbsp;<br />
Alternatif tıp + Peygamber Tıbbı + 1000 yıllık mutfak bilgisi.&nbsp;<br />
Amacımız aç kalmak değil. Metabolizmayı kandırmak.&nbsp;<br />
İşte spor yapmadan, aç kalmadan 1 ayda 4 kilo verdirecek 5 kural:</p>

<p>#### 1. SUYU İLAÇ GİBİ KULLAN: "Sirkenin 3 Kuralı"<br />
Sabah kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık su + 1 yemek kaşığı elma sirkesi + yarım limon.&nbsp;<br />
Neden? Kan şekerini dengeler, iştahı %30 keser. 1400 yıllık yöntem.<br />
Aksiyon: Yanında şişe taşı. Yemekten 20 dk önce 1 bardak daha.</p>

<p>#### 2. YEMEĞİ BIRAKMA, SIRAYI DEĞİŞTİR: "Önce Protein Kuralı"<br />
Pilavı, ekmeği bırak demiyorum. Önce ye.<br />
Sıra: 1. Salata/yoğurt 2. Et/tavuk/peynir 3. Ekmek/pilav<br />
Mide dolunca ekmekten 2 lokma yiyorsun zaten. İnsülin fırlamıyor, yağ depolanmıyor.</p>

<p>#### 3. AKŞAM 7’DEN SONRA MUTFAK KAPALI: "Peygamber Orucu"<br />
Gece 7’den sabah 7’ye kadar sıfır kalori. Sadece su, bitki çayı.<br />
Neden? Vücut 12 saat aç kalınca otomatik yağ yakıyor. Buna "aralıklı oruç" diyorlar. Biz 1400 yıldır yapıyoruz.<br />
Aksiyon: Akşam çayının yanına bisküvi değil, 5 badem.</p>

<p>#### 4. 2 BAHARAT = YAĞ YAKICI: "Mutfak Eczanesi"<br />
Zencefil + Tarçın Çayı: Günde 2 bardak. Yemeklerden sonra. Kan şekerini düşürür, göbek yağını eritir.<br />
Zerdeçal + Karabiber: Yoğurda, çorbaya at. İltihabı alır, ödem attırır.<br />
Maliyet: Ayda 50 TL.</p>

<p>#### 5. YÜRÜMEYİ SPORA SAY: "Usta Yürüyüşü"<br />
Salona gitme. Ama telefonda konuşurken 10 dk yürü. Müşteriye giderken 1 durak erken in.&nbsp;<br />
Günde 6000 adım = haftada 3500 kalori = 500 gram yağ.<br />
Aksiyon: Telefona adım sayar indir. Hedef 6000.</p>

<p>#### SARI KUTU: 1 AYLIK PLAN<br />
1. &nbsp;Sabah: Sirke + Limonlu su<br />
2. &nbsp;Öğlen: Önce salata sonra yemek<br />
3. &nbsp;Akşam 7’den sonra yasak<br />
4. &nbsp;Günde 2 bardak zencefil çayı<br />
5. &nbsp;Günde 6000 adım<br />
Sonuç: Ayda 3-4 kilo. Açlık yok. Spor yok. Bahane yok.</p>

<p>#### UYARI:<br />
Bu tıbbi tavsiye değildir. Şeker, tansiyon hastasıysan doktora sor. Biz sadece denedik, işe yaradı onu yazıyoruz.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/saglik-alternatif-tip/spor-yapamiyorum-yemegi-birakamiyorum-alternatif-tipla-1-ayda-4-h5.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:29:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/spor-yapamiyorum-yemegi-birakamiyorum-alternatif-tipla-1-ayda-4-kilo-verme-yontemi_d2ded.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devalüasyon Olmadan Önce Yapılması Gereken 5 Şey]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/ekonomi/devaluasyon-olmadan-once-yapilmasi-gereken-5-sey-h4.html</link>
      <description><![CDATA[Dolar 42 TL. Herkes &quot;deval gelir mi&quot; diye fısıldıyor. Bankacı konuşmuyor, ekonomist boş yapıyor. 
Biz sahadan konuşalım. Eğer deval gelirse ilk 30 gün neye zam gelir biliyor musun? İthalata. 
Yani menteşeye, boyaya, lavaboya, makineye. 
Panik yapma. Panikleyen kaybeder. Plan yapan kazanır. İşte yapman gereken 5 şey:]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>#### 1. STOK YAP: Ama Neyi?<br />
"Her şeyi stokla" diyen dolandırıcıdır. Biz akıllı stok yapacağız.<br />
Stokla: İthal girdi olan ürün. Örnek: Grass menteşe, frenli ray, membran MDF, İtalyan boya, ithal musluk.<br />
Stoklama: Çimento, kum, yerli MDF. Bunlar 1 ay sonra da aynı fiyatta.<br />
Aksiyon: Bu ay cirodan %10’unu sadece dönen ürüne göm. 3 aylık malzeme dursun.</p>

<p>#### 2. BORÇLANMAYI TERSİNE ÇEVİR<br />
Deval gelirse kredi faizi %60 olur. Banka sana kredi vermez.<br />
Yapılacak: Varsa ucuz kredini bozma. 2.99’luk esnaf kredin varsa önden kapatma.&nbsp;<br />
Yapılmayacak: Yeni kredi, yeni senet. Tedarikçiye "abi 90 gün vade" deme. Nakit iste, %5 indirim al.</p>

<p>#### 3. FİYAT LİSTENİ GÜNCELLE<br />
"Ben zam yapmam" diyen ilk batar.&nbsp;<br />
Kural: Maliyetin dolarla ise fiyatın da dolarla olsun.&nbsp;<br />
Örnek: Banyo dolabı 15.000 TL ise "400 $" yaz. Siteye dolar kuru çek. Kuru girince TL otomatik güncellensin.<br />
Aksiyon: Bu hafta tüm ürünlerine "Dolar bazlı" etiket koy.</p>

<p>#### 4. NAKİTİ ERİT, MALLA DOLDUR<br />
Bankada 1 milyon TL tutmak = her ay %5 erimek demek.&nbsp;<br />
Yapılacak: O parayla 3 aylık satacağın malı çek. Arsa al. Makine al.&nbsp;<br />
Örnek: 216.000 TL’ye duvar yaptıracaktın. Yaptır. 2 ay sonra aynı duvar 300.000 TL olacak.</p>

<p>#### 5. GELİRİNİ DOLARLA<br />
Sadece TL kazanmak = tek bacak üstünde durmak.&nbsp;<br />
Yapılacak: Trendyol global, Etsy, yurtdışı toptan. 100 $’lık satış = devalde seni kurtarır.<br />
Aksiyon: Bu ay 1 tane yurtdışı müşterisi bul. Komisyoncu değil, direkt.</p>

<p>#### SARI KUTU: SEN ŞİMDİ NE YAPMALISIN?<br />
1. &nbsp;Depoda neyin ithal olduğuna bak.<br />
2. &nbsp;Tedarikçini ara: "3 aylık malı peşin alacağım ne indirim yaparsın?" de.<br />
3. &nbsp;Fiyat listene "$" koy.<br />
4. &nbsp;Bankadaki paranı 30 gün içinde mala çevir.<br />
5. &nbsp;Panik yok. Panik yapan stok yapar, sonra satamaz.</p>

<p>#### SON SÖZ:<br />
Deval kötü adamı değil, hazırlıksızı vurur. 2021’de hazırlananlar 3’e katladı. Hazırlanmayanlar kapandı.<br />
Sen hangisisin?</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/ekonomi/devaluasyon-olmadan-once-yapilmasi-gereken-5-sey-h4.html</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 00:17:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/07/devaluasyon-olmadan-once-yapilmasi-gereken-5-sey_47035.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhuriyet Tarihinden Bugüne İktidar Olmuş Partiler]]></title>
      <link>https://www.rebahaber.com/siyaset/cumhuriyet-tarihinden-bugune-iktidar-olmus-partiler-2-h2.html</link>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinden bugüne iktidar olmuş partileri incelemeden önce iktidarın neye göre ve nasıl kazanıldığına dair kısa bir açıklama yapmakta fayda vardır. Zira insanlığın ortaya çıkışıyla birlikte bir arada yaşama durumunda olan kişilerin birbiri üzerinde kurdukları ilişki biçiminden günümüze aktarılan iktidar kavramı halen varlığını sürdürmekle birlikte çok farklı formlara bürünmüştür. Peki, nedir iktidar? İktidar olmak neye göre belirlenir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İktidar Nedir?<br />
Çağlar boyunca insanların bir arada yaşama arzusu ya da zorunlulukları yöneten ve yönetilen ilişkilerini ortaya çıkarmıştır. Bu ilişkilenme sonucunda da bir kavram olarak iktidar olgusu ortaya çıkmıştır.<br />
Geçmişten bugüne toplumsal yapılar sürekli değişmekte, sürekli yenilenen yöneten yönetilen ilişkileri üzerine de yeni iktidar biçimleri yaşanmaktadır. Örneğin eski çağlarda iktidar yani erk, güç kavramı bir şekilde yapılan çatışma ve savaşlarla kazanılırken günümüz modern toplumlarında çok daha farklı bir iktidar olgusu görülmektedir. Yine eski çağlarda egemen olan iktidar halk üzerinde sonsuz tahakküm gücüne sahipken, günümüz iktidarları ise güçlerini halktan alan bir anlayış oluşturmak durumundadır. İnsanlığın son yüzyılındaki siyasal tarih ve dönüşüm incelendiğinde gücünü halktan almayan iktidarlarınsa eninde sonunda başarısızlıkla makamını devretmek zorunda kaldıkları görülmektedir.<br />
Genel olarak iktidarı tanımlamak gerekirse; toplumda yaşayan diğer kişilerin davranışlarını belirleyebilme, etkileyebilme, kontrol altında tutabilme, kendi istek ve arzuları doğrultusunda yönetebilme gücüdür. Bu gücü elinde bulunduran kişi ya da kurum amaçlarını gerçekleştirebilmek için bir takım iktidar araçlarını kullanmak durumundadır. Bu araçlar ise;&nbsp;<br />
Kuvvet kullanma<br />
Ekonomik imkanlar<br />
Ödüllendirme<br />
Propaganda<br />
Meşruiyet&nbsp;<br />
Bu gibi güçleri elinde tutan iktidar sahipleri toplumun davranışlarını belirleme, toplumu kontrol altında tutma ve söz konusu toplumu kendi isteklerine göre de yönlendirebilme olanaklarına sahip olmaktadır. Sözü geçen unsurlar ilk ortaya çıkan devletlerde daha belirleyici ve keskinken özellikle çağdaş demokrasinin ortaya çıkarak gelişmeye başlaması ile yöneten yönetilen kavramları da farklı içerikler kazanmaya başlamıştır. Örnek vermek gerekirse; ilk devletlerde iktidar bütün gücünü ilahi bir güçten yani tanrıdan (Allah’tan) alırken günümüz demokrasilerinde iktidar gücünü sadece ve sadece halktan almaktadır.<br />
İktidar kavramını kısa ve genel bir bakış açısı ile inceledikten sonra şimdi Cumhuriyet döneminden bu yana iktidar olmuş partileri inceleyebiliriz. &nbsp; &nbsp;<br />
Cumhuriyet Döneminden Bu Yana İktidar Partileri<br />
İsmet İnönü<br />
Parti: Cumhuriyet Halk Partisi<br />
İktidar Olduğu Tarih: 30 Ekim 1923 – 22 Kasım 1924 / 3 Mart 1925<br />
30 Ekim 1923 – 6 Mart 1924 tarihleri Birinci İnönü hükümeti olarak bilinmektedir. Cumhuriyetin ilanından itibaren halifeliğin kaldırılmasına kadar yönetimde bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başbakanıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüne kadar iki kez başbakanlık yapmıştır. İsmet İnönü’nün hükümette olduğu bu dönemde yapılan en önemli icraat ve anayasal değişim ise 3 Mart 1924 yılında TBMM’nin almış olduğu kararlar Halifeliğin kaldırılmasıdır.<br />
6 Mart 1924’te gerçekleştirilen güven oylamasında kullanılan toplam 145 oyun tamamının kabul çıkmasına rağmen Başbakan İsmet İnönü sağlık nedeniyle istifa etmiş ve hükümet sona ermiştir. &nbsp;<br />
Fethi Okyar<br />
Parti: Cumhuriyet Halk Partisi<br />
İktidar Olduğu Tarih: 22 Kasım 1924 – 3 Mart 1925<br />
Fethi Okyar’a hükümeti kurma görevi Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildi ve Okyar 27 Kasım 1924 tarihli güvenoyundan 188 tam oy alarak hükümeti kurdu. Ancak Şubat aylarında patlak veren Şeyh Sait İsyanı esnasında başbakanlıktan istifa etti.&nbsp;<br />
İsmet İnönü&nbsp;<br />
Parti: Cumhuriyet Halk Partisi&nbsp;<br />
İktidar Olduğu Tarih: 03 Mart 1925 – 01 Kasım 1927 / 01 Kasım 1927 – 27 Eylül 1930 / 27 Eylül 1930 - 04 Mayıs 1931 / 04 Mayıs 1931 – 01 Mart 1935 / 01 Mart 1935 – 01 Kasım 1937 &nbsp;<br />
İsmet İnönü’ye hükümeti kurma yetkisi Mustafa Kemal Atatürk tarafından verildi ve yapılan güvenoyunda 179 oyun 153’ü kabul oyu oldu. Ardından diğer dönem hükümetlerini kurma yetkisini ve güvenoyunu alan İsmet İnönü 20 Eylül 1937 tarihine kadar peşi sıra beş hükümet daha kurmuştur. Ancak 20 Eylül 1937’ de istifa ederek görevinden ayrılmıştır. &nbsp;<br />
1927’deki genel seçimlere kadar faaliyet gösteren hükümet döneminde gerçekleştirilen en önemli icraatlardan bazıları; Uluslararası saat ve takvim uygulamasına geçilmesi, kadın erkek eşitliğini sağlayan Türk Medeni Kanunu’nun ve Kabotaj Kanunu’nun yürürlüğe girmesidir. Ayrıca Eskişehir Uçak Bakım İşletmesi’nin açılması, Kabotaj Kanunu’nun yürürlüğe girmesi, Kayseri uçak ve motor fabrikalarının açılması ve Uşak Şeker Fabrikasının işletmeye açılması da bu hükümet döneminde gerçekleşen önemli atılımlardır.&nbsp;<br />
İsmet İnönü’nün istifa etiği 1937 yılına kadar diğer hükümetleri esnasında gerçekleşen önemli icraatlardan bazıları ise;<br />
Teşvik – i Sanayi Kanunu’nun kabul edilmesi<br />
Okullarda karma eğitime geçilmesi<br />
Köy Enstitülerinin açılması<br />
Laikliğin Cumhuriyetin temel ilkesi olarak kabul edilmesi<br />
Türkiye Cumhuriyeti’ne ait ilk kağıt paranın tedavüle girmesi<br />
Anadolu Demiryolu Şirketinin ve Haydarpaşa Limanının yabancılardan satın alınması<br />
Yetişkinlere okuma yazma öğretmek için millet mekteplerinin açılması<br />
Ankara Numune Hastanesinin açılması<br />
Türk harflerinin kabulü hakkındaki kanunun kabul edilmesi&nbsp;<br />
Kadınların seçme ve seçilme hakkı kazanması<br />
Çocuk Esirgeme Kurumu’nun kurulması<br />
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın kurulması<br />
Türk Tarih Kurumu ve Türk dil Kurumu’nun kurulması<br />
Türkiye’nin Milletler Cemiyetine üye olması&nbsp;<br />
Uluslar arası ölçü birimlerinin kabul edilmesi<br />
Soyadı Kanunun kabul edilmesi<br />
Hafta sonu tatilinin Cumartesi ve Pazar olarak belirlenmesi sayılabilir.&nbsp;<br />
Celal Bayar&nbsp;<br />
Parti: Cumhuriyet Halk Partisi<br />
İktidar Olduğu Tarih: 1 Kasım 1937 – 25 Ocak 1939&nbsp;<br />
20 Eylül 1937’de İsmet İnönü’nün Başbakanlıktan ayrılmasından önce 45 gün izin alması nedeniyle Başbakan Yardımcılığına Celal Bayar atanmıştır. İnönü’nün istifası üzerine Celal Bayar, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Başbakanlığa atanmıştır. 364 milletvekilinin tamamının kabul oyu üzerine güvenoyu alan Celal Bayar hükümeti kurmuştur. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
Refik Saydam&nbsp;<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi&nbsp;<br />
İktidar olduğu Tarih: 25 Ocak 1939 – 9 Temmuz 1942<br />
Refik Saydam döneminde yapılan hükümet icraatlarının başında yabancıların elinde bulunan çok önemli alanların devletleştirilmesi gelmektedir. Bu devletleştirmelerden bazıları; Bursa ve Mersin elektrik tesisleri, Adana Elektrik şirketi ve Ankara havagazı şirketinin devletleştirilmesidir.&nbsp;<br />
Bunun dışında Aydın’da 4000 köylüye toprak dağıtılmış, Karabük Demir Çelik Boru Fabrikaları hizmete girmiş, Hatay Türkiye’ye katılmış ve Türk Petrol şirketi kurulmuştur.&nbsp;<br />
Şükrü Saraçoğlu<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi<br />
İktidar Olduğu Yıllar: 9 Temmuz 1942 – 7 Ağustos 1946 &nbsp;<br />
Saraçoğlu iktidarı döneminde de ekonomik açıdan birçok atılım gerçekleştirilmiştir. Sivas Çimento fabrikası, İzmit Selüloz fabrikası, İzmit gazete ve sigara kağıdı fabrikaları gibi birçok fabrika üretime katılmıştır. Eğitim alanında ise İstanbul Teknik Üniversitesi ve İzmir Yüksek Ekonomi ve Ticaret okullarının açılmıştır. Ayrıca Anıtkabir’in temellerinin atılması da bu iktidar döneminde olmuştur.<br />
Recep Peker<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi&nbsp;<br />
İktidar Olduğu Yıllar: 7 Ağustos 1946 – 9 Eylül 1947<br />
1946 yılında yapılan seçimler sonucunda Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından hükümeti kurma görevi Kütahya Milletvekili olan Recep Peker’e verildi. Yapılan güven oylamasına toplam 465 olan milletvekilinden 431’i katılmış ve 53 de ret oy çıkmıştır. Muhaliflerin artan baskıları sonucunda Recep Peker sağlık problemlerini gerekçe göstererek istifa etmiştir.&nbsp;<br />
Hasan Saka<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi&nbsp;<br />
İktidar Olduğu Yıllar: 10 Eylül 1947 – 16 Ocak 1949<br />
Recep Peker’in istifasının ardından Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından hükümeti kurma görevi dönemin Trabzon Milletvekili Hasan Saka’ya verildi. Yapılan güven oylamasında 54 milletvekili oylamaya katılmadı ve 49 ret oyu çıktı. 411 oyun 362’si ile hükümet kurulsa da Saka muhalefete fazla ödün vermekle suçlandığı için görevinden istifa etti.<br />
18 Haziran 1948’de yapılan yeni hükümet kurma çalışması için yeninde yapılan güven oylamasında da 104 milletvekilinin oylamaya katılmaması ve 40 milletvekilinin ret oyu vermesi üzerine ağır eleştirilere uğrayan Hasan Saka yeniden görevinden istifa etti.&nbsp;<br />
Şemsettin Günaltay<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi&nbsp;<br />
İktidar Olduğu Yıllar: 16 Ocak 1949 – 22 Mayıs 1950<br />
Hasan Saka’nın istifası üzerine Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından hükümeti kurma görevi dönemin Sivas Milletvekili Şemsettin Günaltay’a verildi. Yapılan güven oylamasında ise yine 68 milletvekili oylamaya katılmadı ve 42 ret oyu kullanıldı. Kurulan hükümet 1950 yılında yapılan genel seçimler üzerine sona erdi.<br />
Adnan Menderes<br />
Partisi: Demokrat Parti<br />
İktidar Olduğu Yıllar: 22 Mayıs 1950 – 27 Mayıs 1960 &nbsp;<br />
22 Mayıs 1950 yılı itibariyle 5 kez hükümet oluşturan Adnan Menderes iktidarı 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi ile sona ermiştir. İktidarda olduğu yıllar içerisinde dönemin Cumhurbaşkanının resimlerinin paraya basılması kanununu değiştirmiş onun yerine tüm paralara Atatürk’ün resimleri bastırılmıştır. Türkçe okunmaya başlanan ezan Arapça okunmaya başlanmıştır. Halkevleri kapatılmış Köy Enstitüleri ise Öğretmen okullarına dönüştürülmüştür. Ayrıca 1951 yılında Türkiye’nin Kore Savaşına Türk tugayı ile katılma kararı almış ve bu karar nedeniyle CHP’liler tarafından çok eleştirilmiştir. Adnan Menderes iktidarının bu kararı sonucunda Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya tam üyeliği kabul edilmiştir. &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
1950 – 1954 yıllarında ise serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verilmiştir. Yeni çıkartılan yasalar yoluyla yabancı sermeye teşvik edilmiş, yabancılara petrol arama ve çıkarma izni verilmiştir. 1954 senesinde Vakıflar Bankası kurulmuş ve Marshall Planının da katkısı ile bu dönemde Türkiye Gayri Safi Milli Hasılası %9 oranında büyümüştür. Ancak 1955 yılında ekonomik tıkanmalar baş göstermeye başlamıştır.&nbsp;<br />
Menderes iktidarları döneminde gerçekleştirilen bir diğer önemli icraat ise Seçim Yasası’nda yapılan değişikliktir. Bu değişiklikle partilerin seçimlerde ittifak yapmalarının önüne geçilmiş ve partisinden istifa ederek ayrılan kişinin 6 ay geçmeden başka bir partiden milletvekili seçilmesi engellenmiştir. Bu değişiklik dönemin basınında “Köprülü Maddesi” olarak tanımlanmıştır.<br />
Adnan Menderes ayrıca 1957 seçimlerinin ardından özellikle İstanbul’da imar çalışmalarına oldukça ağırlık vermiştir. Barbaros Bulvarı, Vatan Caddesi, Millet Caddesi ve şimdiki E – 5 yolu olan Edirne Asfaltı yolları bu dönemde açıldı. Amerikan Ford Vakfının desteği ve yardımı ile en ileri teknolojilerin ülkeye getirilmesi amacıyla Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni ve Trabzon’da da Karadeniz Teknik Üniversitesi’ni kurmuştur.&nbsp;<br />
6 Eylül 1955 günü devlet radyosundan yayınlanan bir haber nedeniyle İstanbul’da başlayan olaylarda 4 binin üzerinde ev, 1004 iş yeri, 73 kilise ve 26 okul tahrip edilmiş 15 Rum asıllı vatandaş da hayatını kaybetmiştir. Olayların ardından birçok Rum Türkiye’yi terk etti. Radyodan yayınlana haber ise Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bombalanmış olmasıydı. Asılsız olan haber ve çıkan olayların sonuçları Adnan Menderes’in yargılanma nedenleri arasında yer almıştır. &nbsp;<br />
1959 senesinde Menderes Hükümeti’nin yapmış olduğu ortaklık anlaşması üzerine Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.<br />
Yine aynı yıllarda Demokrat Parti Vatan Cephesi’ni kurdu ve bu toplumsal anlamda ve mecliste yüksek bir muhalefet oluşturdu. 1960 yılına gelindiğinde muhalefet ve iktidar arasındaki bağlar kopma noktasına gelirken hükümete karşı protestolar da yoğunluk kazanmaya başladı. Bunun üzerine 27 Mayıs 1960 tarihinde sabaha karşı saat 4’te Kurmay Albay Alparslan Türkeş radyodan TSK’nın yönetime el koyduğunu duyurdu. Adnan Menderes ve diğer hükümet sorumluları 9 ay 27 gün boyunca Yüksek Adalet Divanı’nda yargılandı. Yargılama sonucunda 14 kişinin idamına 31 kişinin ise müebbet hapsine karar verildi. Ancak daha sonra cezalarda affa gidildi ve bir tek Adnan Menderes 13 ayrı suçtan idama mahkum edildi. Suçlamalar arasında “Örtülü ödenek paralarını zimmete geçirmek, 6 – 7 Eylül olaylarından önceden haberdar olduğu halde müdahale etmemek, kurulan Vatan Cephesi adlı örgütü başka sınıflar üzerinde bir baskı aracı olarak kullanmak …” gibi suçlamalar bulunmaktadır. Bu suçlamalar nedeniyle cezası kesinleşen Adnan Menderes 17 Eylül 1961 tarihinde İmralı Adasında idam edildi.&nbsp;<br />
Cemal Gürsel<br />
Partisi: Askeri Yönetim<br />
İktidar Olduğu Yıllar: 30 Mayıs 1960 – 7 Ekim 1961<br />
30 Mayıs 1960 günü Milli Birlik Komitesi Başkanı olan Cemal Gürsel Başbakan olarak görevlendirildiğini, görevlendirmenin MBK tarafından yapıldığını ve yeni hükümetin herhangi bir siyasi partiye üye olmayanlar tarafından oluşturulduğunu duyurmuştur. Yeni hükümet için bir güven oylamasına gerek duyulmamış ve faaliyetleri 1961 genel seçimine kadar sürmüştür.<br />
İsmet İnönü<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi<br />
Koalisyon: Cumhuriyet Halk Partisi + Adalet Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 20 Kasım 1961 – 20 Şubat 1965<br />
Yeni kurulan İsmet İnönü hükümeti içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet Partisi Milletvekilleri yer almıştır. Türkiye siyasal hayatının ilk koalisyon hükümeti olan iktidar askeri darbe sonrasında kurulan ilk sivil hükümetti.<br />
25 Haziran 1962 yılında kurulan ikinci koalisyon hükümetinde ise Yeni Türkiye Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi milletvekilleri de koalisyon hükümetinde yer aldı.<br />
10. İnönü hükümeti olan 25 Aralık 1963 hükümetinde ise CHP Parlamento’da yer alan Bağımsızları da alarak yeni bir hükümet oluşturdu.&nbsp;<br />
4 Ocak 1964 yılında gerçekleştirilen güven oylamasında ise Bütçe mecliste reddedildiği için İnönü istifa etmiştir.&nbsp;<br />
13 Şubat 1965 günü gerçekleştirilen bütçe oylaması sonucunda hükümet düşürülünce ülke yeniden hükümetsiz kalmış ve ardından ilk Cumhuriyet Senatosu Başkanı olan Suat Hayri Ürgüplü’ ye hükümet kurma görevi verilmiştir. Hükümetin tek amacı karmaşık günlerde ülkeyi seçimlere sağlıklı bir şekilde götürebilmek olmuştur.&nbsp;<br />
Süleyman Demirel &nbsp;<br />
Partisi: Adalet Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 27 Ekim 1965 – 26 Mart 1971<br />
1965 yılında yapılan seçimlerin ardından Adalet Partisi tek başına iktidara gelmiş ve Süleyman Demirel de Başbakan olmuştur. Bu dönemde Türkiye’de beşer yıllık kalkınma planları yapıldı ve uygulandı. %7’lik bir büyüme hızı yakalayan ülke ekonomisi büyüme hızı açısından dünyada önemli sıralara yerleşti. &nbsp;<br />
Yine bu dönemde Keban, Tokat Almus ve Kesik kaya barajları ve santralleri yapıldı. Özel sektöre öncelik tanındı. İstanbul Boğaziçi Köprüsü’nün ve İzmir Aliağa Rafinerisinin temelleri atıldı. Atatürk Barajı’ndaki sulama suyunu Harran Ovası ve Mardin Ovası’na taşımak için Urfa Tünelinin temelleri atıldı. Hastane, okul ve üniversite sayılarında artışlar yaşandı. Ulaştırma alanında da önemli yatırımlar gerçekleştirildi.&nbsp;<br />
1966 yılında %12’lik ekonomik büyüme oranı ile 1950 yılından bu tarihe kadar ikinci büyüme başarısına imza atıldı. &nbsp;&nbsp;<br />
15 Mart 1970 yılında yapılan yeni hükümet güven oylamasında 404 oyun 232’si kabul ve 172’ si ret oyu olarak toplandı. 12 Mart 1971 yılında yapılan muhtıra ile Süleyman Demirel istifa etmiştir.<br />
Nihat Erim<br />
Partisi: Tarafsız – Cumhuriyet Senatosu<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 26 Mart 1971 – 17 Nisan 1972<br />
12 Mart 1971 muhtırasının ardından hükümet kurma görevi Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından Kocaeli Bağımsız Milletvekili Nihat Erim’e verilmiştir. Partiler üstü bir iktidar oluşturan Erim 3 Aralık 1971’de kabinesinde yer alan 11 bakanın ayrılmasından dolayı istifa etti.&nbsp;<br />
Ferit Melen&nbsp;<br />
Partisi: Cumhuriyetçi Güven Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 17 Nisan 1972 – 15 Nisan 1973<br />
12 Mart darbesinin ardından iki teknokratlar hükümeti kurulmuştur. 22 Mayıs 1972 yılında kurulan 35. Hükümet ise 1967’de CHP’den istifa ederek Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni kuran Ferit Melen iktidardır. Geçici bir hükümet olan Ferit Melen hükümetinde Cumhuriyetçi Güven Partisi, Adalet Partisi ve CHP milletvekilleri yer almıştır. Melen hükümeti 15 Nisan 1973 tarihine kadar görev yapmıştır.&nbsp;<br />
Naim Talu<br />
Partisi: Tarafsız – Cumhuriyet Senatosu<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 15 Nisan 1973 – 25 Ocak 1974<br />
Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından hükümet kurma görevi Naim Talu’ya verildi. Talu Adalet Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi milletvekillerinden oluşan bir koalisyon hükümeti kurdu. 1973 Ekim’inde gerçekleştirilen genel seçimler sonrasında ise hükümet kurma çalışmaları başladı ancak, CHP ve AP genel başkanları hükümeti kuramadılar. Bunun üzerine Talu Şubat 1974 tarihine kadar görevinin başında kaldı.<br />
Bülent Ecevit<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi<br />
Koalisyon: Cumhuriyet Halk Partisi + Milli Selamet Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 25 Ocak 1974 – 17 Kasım 1974<br />
Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından hükümet kurma görevi verilen Bülent Ecevit Cumhuriyet Halk Partisi ve Milli Selamet Partisi koalisyonunu kurdu. Ancak koalisyon ortaklarının yaşadıkları sorunlar nedeniyle 17 Kasım 1974’de istifa etti.&nbsp;<br />
Koalisyon ortakları arasındaki en büyük tartışmalar Türk Ceza Kanunu’nun 163., 141. Ve 142. Maddelerindeki yani “devletin egemenliğini hedef alanların idamla cezalandırılması” ile ilgili maddelerinin kaldırılması ve Seçim Kanununda 18 yaşa oy hakkı maddesi ile ilgili değişiklikler nedeniyle yaşanmıştır.&nbsp;<br />
Aynı zamanda Kıbrıs Barış Harekatı da bu dönemde gerçekleşmiştir. Ecevit’in “Karaoğlan” unvanını, Erbakan’ın ise “Mücahit” unvanını kazanması da bu döneme rastlar. Ecevit bu dönemde harekatın yaratmış olduğu atmosferi oya çevirebileceğini düşünür ve istifa eder. Ancak planladığı gibi olmaz ve parlamentodan seçim kararı çıkmaz. Bunun üzerine Milliyetçi Cephe hükümetleri dönemi başlar.<br />
Sadi Irmak<br />
Partisi: Tarafsız – Cumhuriyet Senatosu<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 17 Kasım 1974 – 31 Mart 1975<br />
Ecevit hükümeti istifa ettikten sonra Sadi Irmak geçici bir hükümet kurdu ve hükümet 31 Mart 1975 yılına kadar görev yaptı.<br />
Süleyman Demirel<br />
Partisi: Adalet Partisi&nbsp;<br />
Koalisyon: Adalet Partisi + Milli Selamet Partisi + Milliyetçi Hareket Partisi + Cumhuriyetçi Güven Partisi &nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 31 Mart 1975 – 21 Haziran 1977&nbsp;<br />
31 Mart 1975’te hükümeti kurmakla görevlendirilen Demirel bir koalisyon hükümeti oluşturdu. Koalisyonda Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi yer aldı. Koalisyon 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti olarak anılmıştır.<br />
Milliyetçi Cephe döneminde sokaklardaki gerilimler artmaya başlamış ve mecliste de yoğun tartışmalar yaşanmıştır. Süleyman Demirel bu dönemde yoksulluğun azaltılması için ekonomik planlar uyguladığını açıklamıştır. 1977 yılında Taksim’de kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda açılan ateş sonucunda 34 vatandaş hayatını kaybetti. Türk siyasal hayatında yeni bir askeri müdahale olan 12 Eylül askeri müdahalesine giden sokak çatışmaları ve gerginlikler bu dönemde daha da tırmanmıştır.&nbsp;<br />
Bülent Ecevit<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 21 Haziran 1977 – 21 Temmuz 1977<br />
Bir azınlık hükümeti olan Ecevit hükümeti güvenoyu alamadı. Ve yeniden Demirel koalisyon hükümeti kuruldu. (2. Milliyetçi Cephe Hükümeti)<br />
Süleyman Demirel<br />
Partisi: Adalet Partisi<br />
Koalisyon: Adalet Partisi + Milli Selamet Partisi + Milliyetçi Hareket Partisi<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 21 Temmuz 1977 – 5 Ocak 1978<br />
Yeni kurulan 2. Milliyetçi Cephe koalisyon ortakları Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nden oluşmaktadır. Gensoru ile düşürülen ilk hükümet olan 2. Milliyetçi Cephe iktidarı için CHP Grubu adına Grup Başkan vekili Altan Öymen ve Hayrettin Uysal tarafından “gensoru” açılması için önerge verilmiştir. Önergenin gerekçeleri; “İktidarın Anayasanın belirlediği kurallardan uzaklaşması, cephecilik, içte ve dışta güvenliği sağlayamama ve halkı yoksulluğa sürüklemek” gibi maddelerden oluşmaktadır.&nbsp;<br />
Türkiye siyasal ve toplumsal hayatı açısından en sancılı olaylardan birisi olan 1978 Maraş Katliamı bu dönemde yaşanmıştır. Süleyman Demirel “Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz” şeklindeki ünlü sözünü bu dönemde söylemiştir.&nbsp;<br />
31 Aralık 1977 günü yapılan güvenoyu oylamasında hükümet güvenoyu alamayarak düşmüştür. &nbsp; &nbsp;<br />
Bülent Ecevit<br />
Partisi: Cumhuriyet Halk Partisi + Bağımsızlar<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 5 Ocak 1978 – 12 Kasım 1979<br />
Cumhuriyet Halk Partisi ve Bağımsız milletvekillerinden oluşan koalisyon hükümeti Bülent Ecevit’in Başbakanlığı ile kurulmuştur. Ancak kısa ömürlü olan bu hükümetten sonra Başbakanlığa Süleyman Demirel getirilmiş ve azınlık hükümeti kurulmuştur. Bu dönemde Çorum Katliamı yaşanmış ve toplumsal açıdan gerilimler artmıştır. Gerilimlerin ardından 12 Eylül askeri müdahalesi gerçekleştirilmiş ve Kenan Evren ve komutanlar yönetime el koymuştur. &nbsp;&nbsp;<br />
Bülend Ulusu<br />
Partisi: Askeri Yönetim<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 20 Eylül 1980 – 13 Aralık 1983<br />
Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı olan Kenan Evren tarafından hükümet kurma görevi Bülend Ulusu’ya verilmiştir. Hükümet 1983 genel seçimlerine kadar görevine devam etmiştir.&nbsp;</p>

<p>Turgut Özal<br />
Partisi: Anavatan Partisi<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 13 Aralık 1983 – 31 Ekim 1989<br />
&nbsp;<br />
Genel seçimlerin sonucunda askeri yönetim iktidardan çekilerek yerini sivil yönetim olan Turgut Özal hükümetine bırakmıştır. &nbsp;<br />
Turgut Özel serbest piyasa ve liberalleşme konusunda önemli atılımlar yapmıştır. Türkiye ekonomisinin büyük bir dönüşüme girdiği bu yıllar büyük liberalleşme hareketlerine tanık olmuştur.&nbsp;<br />
Turgut Özal’ın yapmış olduğu önemli icraatlardan birisi ise terörle mücadele konusundadır. Terörle mücadelede sivilleşmeye gidilmiş ve “koruculuk” sistemi ilk kez Özal döneminde gerçekleştirilmiştir.&nbsp;<br />
Ünlü halterci Naim Süleymanoğlu’nu Bulgaristan’dan Türkiye’ye getirmesi de Turgut Özal’ın en bilinen icraatlarındandır.&nbsp;<br />
18 Haziran 1988 yılında bir suikasta uğramış ve parmağından yaralanmıştır. Daha sonra Turgut Özal yakalanan suikastçıyı affetmiştir. &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
Turgut Özal döneminin ayrıca en önemli ekonomik olaylarından birisi de almış olduğu 24 Ocak Kararları’dır. 24 Ocak Kararları ekonomide liberalleşmenin ve özelleştirmelerin önü açılmıştır. 24 Ocak kararları enflasyonla mücadeleyi de programına katan sıkı bir maliye politikası niteliğindedir. Kamu harcamalarının kısılması ve vergilerin artırılmasını öngören programın asıl amacı yüksek rakamlarda seyreden enflasyonu düşürmektir.<br />
Turgut Özal için ekonomik anlamdaki en önemli konulardan birisi de GAP olmuştur. Güneydoğu Anadolu Projesi olarak bilinen GAP ile Turgut Özal Türkiye’nin ekonomik ve sosyal yönden gelişimine önemli katkılar sağlamayı düşünmüştür.&nbsp;<br />
Güneydoğu Anadolu Bölgesinin toprak ve su kaynakları açısından bir gelişme yaratmaya çalışan proje bölgesel bir kalkınma planına dönüşmüştür. 1989’daki Master Plan ile tarımın yanı sıra sanayi, eğitim, ulaşım ve alt yapı yatırımlarını gerçekleştirmek hedeflenmiştir. Bu proje ile Turgut Özal’ın en büyük amacı bölge halkının gelir düzeyinin artırılarak yaşam kalitesinin yükselmesini sağlamaktı. Böylelikle bölgeler arası gelişmişlik düzeyi farklılıklarının da önemli derecede azalması düşünülmüştü.<br />
Yine terörle mücadele konusunda sivil inisiyatifi devreye sokan Turgut Özal sorunun köklü çözümü için birçok rapor hazırlatmıştır. 12 Mart 1991 tarihinde Celal Talabani ile görüşen Turgut Özal Talabani ile Kürt sorununun çözümüne dair görüşmeler yapmıştır. Ardından Talabani 1991 yılında Der Spiegel dergisine Özal’ın Kürtlere özerklik vereceği yönünde bir açıklama yapmıştır.<br />
Turgut Özal ayrıca sorunun çözümüne dair Mart 1992’ de DEP Milletvekilleri olan Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Orhan Doğan ile Çankaya köşkünde buluştu. Bu görüşmelerin ardından Sırrı Sakık Özal’ın kendileri için genel bir af çıkartacağı açıklamalarında bulunmuştur.<br />
Yine bu konu hakkında Turgut Özal Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Kaya Toperi ve Başyaveri Kurmay Albay Arslan Güner’e 10 sayfalık bir Kürt Raporu hazırlattı. Ardından Adnan Kahveciyi de yeni bir rapor hazırlamak için görevlendirdi. Adnan Kahveci’nin hazırladığı raporun başlığı ise “Kürt Sorunu Nasıl Çözülmez” idi. Turgut Özal bu rapor üzerinden konuyu MGK’da tartışmaya açtı. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
Yıldırım Akbulut<br />
Partisi: Anavatan Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 9 Kasım 1989- 23 Haziran 1991&nbsp;<br />
2 yıllık bir hükümet kuran Yıldırım Akbulut özellikle enflasyonun düşürülmesi ve ekonomik konularda ön plana çıkmıştır. Akbulut döneminde iç ve dış kamu borç yükü en düşük seviyelerde tutulmuştur. Ayrıca faiz yükündeki artışlarda da düşüş gözlenmiştir. Son 8 hükümet arasında dış borç yükünün %15 azaldığı bir dönem yaşanmıştır.<br />
Mesut Yılmaz&nbsp;<br />
Partisi: Anavatan Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 23 Haziran 1991 – 20 Kasım 1991<br />
Anavatan Partisi olarak hükümeti kurma görevi verilen Mesut Yılmaz görevi devraldığında dış borçların ve enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda Başbakanlık yapmıştır. Yaptığı ekonomik icraatlar daha önce alınan ekonomik kararların devamlılığı niteliğindedir.&nbsp;<br />
Süleyman Demirel&nbsp;<br />
Partisi: Doğru Yol Partisi<br />
Koalisyon: Doğru Yol Partisi + Sosyal Demokrat Halkçı Parti&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 20 Kasım 1991 – 16 Mayıs 1993<br />
21 Kasım 1991 de kurulan yeni hükümette Başbakanlığı Süleyman Demirel üstlenirken Başbakan yardımcısı ise Erdal İnönü olmuştur. Kurulan DYP – SHP koalisyonu Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olarak Çankaya’ya çıkmasına kadar devam etti. Demirel 16 Mayıs 1993’te Cumhurbaşkanı olunca önce Erdal İnönü ardından da Tansu Çiller Başbakan olmuştur.&nbsp;<br />
5 Ekim 1995 yılında Tansu Çiller’in Başbakanlığı ile kurulan DYP azınlık hükümeti ise koalisyon hükümetini bitirmiş Türkiye için yeni bir karanlık dönem başlamıştır. Ekonomide enflasyondaki artış tırmanmaya devam ederken bir yandan da 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı yaşanmıştır.<br />
Tansu Çiller&nbsp;<br />
Partisi: Doğru Yol Partisi<br />
Koalisyon: Doğru Yol Partisi + Cumhuriyet Halk Partisi<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 16 Mayıs 1993 – 28 Haziran 1996<br />
1993 yılında Cumhuriyet Halk Partisi ile kurulan koalisyonda Başbakanlığa Tansu Çiller geldi. 1993 yılı ve sonrası ise Türkiye için faili meçhul cinayetlerin oldukça yoğun yaşandığı yıllardır. Ayrıca yoğun insan hakları ihlalleri ile sık sık gündeme gelen Türkiye JİTEM – çeteler – PKK ve kontrgerilla ilişkileri ile öne çıktı.&nbsp;<br />
Koalisyon hükümeti ise programında daha çok demokratikleşmeyi programına almıştır. Aynı dönemde İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanlığı oluşturulmuştur. Ancak tüm bu çabalara rağmen Kürt sorunu ve demokratikleşme konularında bir gelişme yaşanamamıştır.&nbsp;<br />
Bir yandan enflasyon hızlı tırmanışına devam etmiş işsizlik sayısı ise 2 milyonu aşmıştır. Ardından 1994 yılında yeni bir ekonomik kriz patlak vermiş ve 5 Nisan 1994 yılında hükümet “5 Nisan Paketi”ni açıklamıştır. Basında “Acı reçete” olarak adlandırılan 5 Nisan kararları ile özelleştirmelere hız verilmiş ve kamu gelirleri vergiler yoluyla artırılmıştır. Bu artışa karşılık kamu giderler ise oldukça azaltılmış ve sıkı maliye politikalarına daha çok ağırlık verilmiştir. Döviz fiyatlarının kısa bir süre içerisinde 4 kat artış göstermesi dış açığı daha da artırmıştır. Bu da birçok küçük ve orta ölçekli işletmelerin kapanmasına neden olmuştur. &nbsp;<br />
12 Mart 1995 yılında patlak veren Gazi Mahallesi olayları da bu koalisyon döneminde yaşanmıştır. &nbsp;&nbsp;<br />
Enflasyon, faiz yükü ve fiyat istikrarı açısından Tansu Çiller dönemi hiçbir açıdan iyi bir performans gösteremeyen yapısıyla dikkat çekmektedir.&nbsp;<br />
Necmettin Erbakan<br />
Partisi: Refah Partisi<br />
Koalisyon: Refah Partisi + Doğru yol Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 28 Haziran 1996 – 30 Haziran 1997<br />
Refah Partisi 28 Nisan 1996 yılında iş başına gelerek Refah Yol koalisyonunu kurmuş ve Başbakanlığa da Necmettin Erbakan gelmiştir. Bu koalisyon döneminde gerçekleşen en önemli olay ise 28 Şubat dönemidir.&nbsp;<br />
Aynı zamanda mafya – devlet ve siyaset ilişkileri de Susurluk kazası ile bu dönemde ortaya dökülmüştür. Olayı Başbakan Erbakan “fasa – fiso” olarak değerlendirmişse de sivil tepkiler hemen oluşmuş ve “Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık” eylemleri bütün ülkeye yayılmıştır.&nbsp;<br />
Adalet Bakanı Şevket Kazan ise bu sivil eylemleri “mum söndü oynuyorlar” şeklinde değerlendirerek Alevi vatandaşların büyük tepkisine yol açmıştır.<br />
28 Şubat’a giden tüm bu süreçte Başbakan Necmettin Erbakan Kaddafi ile bir çadırda görüşme yapmıştır. Burada söylemiş olduğu sözler, Başbakanlık konutunda tarikat liderlerine iftar yemeği vermesi, Sincan Belediyesi tarafından yapılan Kudüs Gecesi, Aczimendi eylemleri ve İstanbul’da bazı yerlerde yeşil bayraklara yazılan “şeriat isteriz” yazıları MGK’yı harekete geçirmiştir ve akabinde 28 Şubat 1997 yılında hükümet son bulmuş Refah Partisi de kapatılmıştır. &nbsp;&nbsp;<br />
Mesut Yılmaz&nbsp;<br />
Partisi: Anavatan Partisi<br />
Koalisyon: Anavatan Partisi + Demokratik Sol Parti + Demokrat Türkiye Partisi<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 30 Haziran 1997 – 11 Ocak 1999<br />
Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığında kurulan koalisyon hükümeti 1999 seçimlerine kadar görevde kalmıştır.<br />
Bülent Ecevit<br />
Partisi: Demokratik Sol Parti<br />
Koalisyon: Demokratik Sol Parti + Milliyetçi Hareket Partisi<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 11 Ocak 1999 – 18 Kasım 2002<br />
28 Mayıs 1999 tarihinde göreve başlayan koalisyon hükümeti Bülent Ecevit’in Başbakanlığında kurulmuştur. Başbakan yardımcılığı görevini ise Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz üstlenmiştir. 2001 krizinin ardından erken seçime gidilmiş ve 2002 seçimleri ile Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri dönemi başlamıştır.<br />
Bu dönemin en nemli olaylarından birisi ise 15 Şubat 1999 yılında PKK’nın kurucularından ve ilk lideri olan Abdullah Öcalan yakalanmıştır. 1999’da Nairobi’de Kenya güvenlik birimleri tarafından yakalanan Öcalan 15 Şubat’ta Türk güvenlik görevlilerine teslim edilmiştir.&nbsp;<br />
Recep Tayyip Erdoğan<br />
Partisi: Adalet ve Kalkınma Partisi<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 14 Mart 2003 – 28 Ağustos 2014<br />
Uzun koalisyon ve siyasi istikrar sorunlarının yanı sıra enflasyon ve ekonomik daralma ile mücadele etmek durumunda kalan Türkiye siyasal hayatı 2003 yılı itibariyle Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları ile yönetilmeye başlamıştır.&nbsp;<br />
Ak Parti özellikle 2002 – 2007 yılları arasında yani ilk iktidar döneminde daha çok siyasi ve ekonomik krizlerle birikmiş olan sorunlarla uğraşmak durumunda kaldı. Toplumun tümünü etkileyen söz konusu siyasi ve ekonomik krizler konusunda “acil eylem” planları ile işe girişen Ak Parti iktidarı ilk döneminde siyasi alanda demokratikleşmeye oldukça önem verdi.&nbsp;<br />
Siyaset kurumu ve toplum arasında azalmış olan güven ilişkisinin kurulması, iktidarın acil eylem planı içerisinde değerlendirdiği ilk konulardan birisi olmuştur.<br />
Özellikle 90’lı yıların sonundan itibaren başlayan ve 2000 – 2001 yıllarında derin sarsıcı etkileri olan ekonomik krizler ve yine 90’lı yılların faili meçhul ve özellikle Kürt nüfusunun yoğun olduğu alanlardaki karışıklıkların giderilmesi konusunda birtakım politikalar geliştirildi. Bu politikalar geliştirilirken Ak Parti iktidarı siyasal, ekonomik ve yönetim alanlarında yaşanan krizleri bir an önce aşabilmek adına eski siyaset bloğu ile hiçbir doğrudan çatışmaya girmedi. &nbsp;<br />
2007 seçimlerinin ardından oy oranını da artırarak yeniden iktidar olan Ak Parti özellikle vesayet konusunda koordineli ve örgütlü bir mücadeleye girişti. Ak Parti iktidarlarının belki de en önemli siyasi icraatlarından birisi olan vesayetin geriletilmesi konusu geniş halk kesimlerinin ve temsilcilerinin Ak Parti’ye yüksek düzeyde oy vermesini sağladı. Ak Parti de almış olduğu bu yüksek oy güvencesi ile vesayetin geriletilmesi konusunu en nemli siyasi politikası haline dönüştürdü.&nbsp;<br />
Artık yeni ve daha güçlü bir iktidar döneme giren Ak Parti geleneksel iktidar hegemonyalarını ve iktidar alanlarını kaybetmeye başlayan direnç siyasetine karşı da mücadeleye başladı. Bu süreçte demokratikleşme konusunda yapılan birtakım reformlar derinleştirilirken toplumun büyük bir kesiminin olumlu bakışını kazanmaya da devam etti. &nbsp; &nbsp;<br />
Ak Parti iktidarlarının en çok odaklandığı ve söylemiş olduğu icraat siyaseti ile bir yandan toplumsal refah artırılırken bir yandan da demokratikleşme söylemleri ve vesayetin geriletilmesi parti iktidarını daha da köklü bir hale getirdi.<br />
2011 yılında gerçekleşen üçüncü Ak Parti iktidarı döneminde ise bu ana kadar gerçekleştirilen ve çalışmaları yürütülen yapısal reformların ve demokratik kazanımların kalıcı hale gelebilmesi için yeni bir anayasa yapımı sürecine odaklanıldı. Yeni Anayasa kitlelere “Yeni Türkiye’nin inşası” olarak tanıtıldı ve bu hedefle Parti Cumhuriyetin yüzüncü yılı olan 2023 yılına kadar uzanan planlı bir siyasi programı benimsedi. &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
Bu süreçte Ak Parti için iki önemli durum yaşandı. Bunlardan birincisi Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından yürütülen 17 – 25 Aralık süreci oldu. Bu süreç ile iktidara yönelik bir yargı darbesi girişimi yaşandı. İkinci olay ise partinin yürüttüğü politikalara karşı gelişen bir toplumsal muhalefet olarak Haziran 2013’de ortaya çıkan Gezi Olayları oldu. Haftalarca süren Gezi olayları tüm ülkeye yayılırken ülke genelinde on binlerce kişi yaralandı. 8 sivil ve 2 güvenlik görevlisinin de yaşamlarını yitirdiği olaylara ilişkin yargı süreci hala sürmektedir. &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
2003 yılının mart ayında 59, hükümeti kuran Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan 16 yıllık bir iktidar sürecine girmiş ve bu dönemde birçok ekonomik ve siyasal icraat yaşanmıştır.&nbsp;<br />
59. Hükümet döneminde yaşanan en önemli ekonomik gelişmelerden bir tanesi Uluslararası Para Fonu olan IMF ile olan ilişkilerde yaşanmıştır. Hükümetin aldığı ilk kararlardan birisi artık IMF ile stand – by anlaşmalarının yapılmamış yönünde gerçekleşti. 1961 yılından beri IMF’den borç alan ve toplam 19 stand – by anlaşması yapan Türkiye son kredi taksiti ödemesini gerçekleştirerek IMF ile bağlarını kopardı.<br />
Ekonomik anlamda yapılan ikinci atak ise Türk lirasından 6 sıfırın atılması oldu. Türk lirasından 6 sıfır atılarak 2005 yılında yeni Türk lirasına geçildi. 2009 yılında ise Türk lirasının başında yer alan yeni ibaresi kaldırılarak kullanılmaya başlandı.<br />
Ekonomik büyüme konusunda ise 90’lı yılların aksine yeniden bir büyüme ivmesi yakalandı. Yıllık ortalama %5 oranında büyüme kaydedildi. Özellikle 2001 krizi döneminde %5,7 daralma yaşayan Türkiye ekonomisi krizin ardından yeniden büyüme göstergelerini yakalamaya başladı.<br />
Dünya ekonomilerinin büyüme endeksleri incelendiğinde Türkiye’nin dünyada Çin’den sonra en hızlı büyüme rakamına ulaşan 2. Ülke konumuna geldiği görülmektedir. 2012 ve 2013 yıllarında da sırası ile 2,1 ve 4 oranında büyüme gözlenmiştir.&nbsp;<br />
Ekonomik anlamda yaşanan büyümenin de etkisiyle bir olumlu gelişme de enflasyondan geldi. Enflasyon ve işsizlik 90’lı yılların ve 2000 – 2001 dönemlerinde oldukça yüksek seviyelerdeydi. 2003 yılında %18,4 oranında olan enflasyon bir yıl sonra 9,3 seviyesine kadar geriledi. İşsizlikte de rakamlar tek hanelere kadar düşürüldü.<br />
Bir diğer ekonomik gelişim ise ihracat ilişkilerinde yaşanan artışta gözlendi. Turgut Özal dönemi ile ihracata dayalı büyüme anlayışının benimsendiği Türkiye Ekonomisinde 2003 yılında ihracat 47,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken 10 yılda bu rakam 3,2 katına çıkmıştır. İhracat pazarlarını da geliştiren Türkiye Afrika, Asya – Pasifik ve Amerika’ya dönül ihracat hacimlerini gözle görülür seviyede artırmıştır.&nbsp;<br />
Enerji ve ulaştırma alanlarında da önemli projeler gerçekleştirilmiştir. Yol yapımına oldukça büyük bir önem verilen dönemde 16 bin 500 kilometre bölünmüş yol yapılmıştır. Havacılık alanında ise sivil havacılık büyümüş ve ortalama büyüme %16’ları yakalamıştır. Ülke çapında bulunan havalimanı sayısı da iki katına çıkmıştır.<br />
Özellikle İstanbul içerisinde yapılan ulaşım projeleri günlük hayatı kolaylaştırmaya dönük olmuştur. Asya ve Avrupa kıtalarının deniz altından bağlanarak gerçekleştirilen Marmaray ve 3. Köprü projelerinin temelleri bu iktidar döneminde atılmıştır.<br />
İnternet ve cep telefonu kullanımı da bu dönemi de büyük artışlar göstermiştir. 2002’de 1,3 milyon olan internet aboneliği 2013 yılına gelindiğinde 30 milyona yaklaşmıştır.&nbsp;<br />
Doğalgaz konusunda da 72 il doğal gaz kullanımı imkanına kavuşmuştur. Bu dönemde yapılan doğal gaz alt yapı çalışmaları sayesinde birçok il doğal gaz kullanabilmeye başladı. 2002 yılında yalnızca 9 ilde doğalgaz verilebilirken 2013 yılında bu sayı 72’ye çıkmıştır.&nbsp;<br />
2002 – 2013 gibi uzun bir üreyi kapsayan iktidar döneminde bir önemli atılım ise petrol arama konusundadır. Petrol arama ve üretimi konusunda yapılan yatırım miktarı 147 milyon dolardan 871 milyon dolara ulaşmıştır.<br />
Enerji anlamında ise nükleer enerji yatırımları konusunda atılımlar gerçekleştirildi. Akkuyu ve Sinop nükleer enerji santrallerine ilişkin çalışmalara bu dönemde başlandı.<br />
2003’ te Savunma ve havacılık sanayi ihracatı 331 milyon dolar iken 2013 yılında bu rakam da 1 milyar 391 milyon dolara yükselmiştir.<br />
Savunma sanayinin millileşmesi yönünde atılan adımlar doğrultusunda Milli Savaş Gemisi (MİLGEM), ATAK helikopteri, Temel Eğitim Uçağı (HÜRKUŞ) ve ANKA insansız hava aracı gibi projeler hayata geçirildi.<br />
Ahmet Davutoğlu<br />
Partisi: Adalet ve Kalkınma Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 28 Ağustos 2014 – 24 Mayıs 2016<br />
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 12. Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Türkiye’nin 26. Başbakanlığına Ahmet Davutoğlu getirildi.&nbsp;<br />
Davutoğlu Başbakan oluşuyla birlikte Özel Güvenlik Toplantısı ve Çözüm Süreci Toplantısı mekanizmalarını oluşturdu. Bu anlamda da 8 Çözüm süreci toplantısına başkanlık etti. Kendisinden önce iki haftada bir yapılan Bakanlar Kurulu toplantılarının hemen hemen her hafta yapılmasını sağladı. &nbsp;<br />
Başbakan Ahmet Davutoğlu Kürt sorununa ilişkin çözüm süreci konusunda da aktif rol almıştır. Bu eksende Dolmabahçe Başbakanlık Çalışma Ofisinde “Akil İnsanlar Heyeti” ile 11 saatlik bir toplantı gerçekleştirmiştir.&nbsp;<br />
Uluslararası ziyaretler konusunda da oldukça aktif bir dönem yaratan Davutoğlu’nun bazı görüşmeleri ise şöyledir:<br />
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüşme.<br />
Polonya Başbakanı Ewa Kopacz ile görüşme.<br />
Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından resmi törenle karşılanma.<br />
21 Ocak 2015 tarihinde Dawos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na katıldı ve Dawos özel oturumunda bir konuşma yaptı.<br />
13 Mayıs 2015 yılında NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı resmi açılış töreninde açılış konuşması yaptı.<br />
15 Kasım 2014 tarihinde G20 Liderler Zirvesine katıldı. Zirvede ABD Başkanı Barack Obama ile görüştü. &nbsp;.<br />
Binali Yıldırım<br />
Partisi: Adalet ve Kalkınma Partisi&nbsp;<br />
İktidarda Olduğu Yıllar: 24 Mayıs 2016 – 9 Temmuz 2018<br />
24 Mayıs 2016 yılında Başbakan olan ve iki yıl boyunca görevini sürdüren Binali Yıldırım çok kısa aralıklarla ekonomik gelişim paketleri geliştirmiştir. Daha öncesinde Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüten Binali Yıldırım başbakanlığı döneminde de bu projeleri yakından desteklemiştir. Bu projelerden bazıları:<br />
17.500 km bölünmüş yol inşaatı.<br />
200 yılında sadece 26 olan hava limanı sayısının 55’e çıkarılması.<br />
Ankara – Eskişehir, Ankara – İstanbul ve Ankara – Konya arasında Yüksek Hızlı Tren projeleri.<br />
Marmaray.<br />
Avrasya Tüneli.<br />
3. Boğaz Köprüsü.<br />
İstanbul 3. Hava limanı.<br />
Çandarlı Limanı bu projelerden sadece bazılarıdır.&nbsp;<br />
Ayrıca Yıldırım Filistin ve Gazze gibi bölgelerde de hastane ve okul açtırılması konusunda desteklerde bulunmuştur.<br />
Ak Partinin dördüncü iktidar dönemi olan bu dönemde partinin o güne kadar karşılaştığı en büyük meydan okuma yaşandı denilebilir. 15 Temmuz 2016 günü darbecilerin vermiş olduğu isimle “Harekat Yıldırım ve Yurtta Sulh Harekatı” adıyla bir darbe girişimi yaşandı. 15 – 16 Temmuz 2016 tarihleri içerisinde Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesi içerisinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak ifade eden bir grup asker tarafından büyük bir darbe girişimi başlatıldı. Halkın da tepki vermesi sonucunda darbe girişimi kısa sürede bastırılmıştır. Ancak olaylar esnasında 48 saat içerisinde 248 vatandaş hayatını kaybederken 2196 vatandaş da yaralanmıştır.&nbsp;<br />
Darbe girişiminin ardından özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinde büyük değişikliklere gidilmiştir. &nbsp;168 bin 801 kişi hakkında başlayan adli işlemlerin ardından 125 bin kişi kamu hizmeti görevlerinden güvenlik nedeniyle ihraç edilmiştir. İhraç edilen kişilere ilişkin soruşturmaların ve araştırmaların yürütülebilmesi için bir OHAL Komisyonu kurulmuştur. Bugün halen bu kişilerin incelemeleri Komisyon tarafından yapılmaya devam etmektedir.&nbsp;<br />
Darbe girişimi ile ilgisi bulunan 50 bin 504 kişi tutuklanmış 48 bin 371 kişi de denetimli serbestlik şartı ile serbest bırakılmıştır. Henüz darbe girişimi devam ederken 2 bin 745 Hâkim ve Savcı hakkında göz altı kararı alınmıştır.&nbsp;<br />
20 Temmuz tarihinde toplanan Bakanlar Kurulu toplantısında ise 3 ay süreyle OHAL ilan edilmiş ve karar 21 Temmuz tarihinde TBMM tarafından kabul edilmiştir. OHAL ile çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle çok sayıda okul, dernek ve vakıf kapatılmış, 125 bin civarında kamu görevlisi mesleğinden ihraç edilmiştir.&nbsp;<br />
Aynı şekilde 27 Temmuz tarihinde yayınlanan 668 Sayılı KHK ile 3 haber ajansı ve 16 TV kanalı, 23 radyo, 45 gazete ve 131 yayın kuruluşunun görevlerine son verildi.&nbsp;<br />
Kara kuvvetleri, Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetlerinden çok sayıda general, Subay astsubay ihraç edildi.&nbsp;<br />
24 saat olan gözaltı süreleri ise 30 güne çıkartıldı. Ayrıca şüpheliler için Cumhuriyet Savcısının kararı ile 5 gün süreyle görüş hakları kısıtlanabilmektedir.&nbsp;<br />
OHAL ile getirilen darbeye ilişkin güvenlik önlemleri kapsamında YAŞ’ ın da yapısı değiştirilmiştir. Daha öncesinde YAŞ üyesi olan ordu komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Donanma Komutanı, orgeneral ve oramiraller YAŞ üyeliğinden çıkartıldılar. Üyeliğe ise Başbakan yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri ve İçişleri Bakanları alınmıştır. &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
Yargıdaki ihraçları hızlı bir şekilde askeri personel ve emniyet müdürlüğü takip etti. TSK ve Jandarma Genel Komutanlığından 1.389 askeri personel ihraç edilirken Emniyet Müdürlüğünden ise 2 bin 360 polis memuru ihraç edildi.<br />
1 Eylül tarihinde çıkartılan 674 sayılı KHK ile PKK ve FET’ye yardım ettikleri gerekçesi ile 28 belediyeye kayyum atandı. 41 Belediye başkanı ve 104 belediye meclis üyesi ise görevlerinden uzaklaştırılarak yine yerlerine kayyum ataması gerçekleştirildi.&nbsp;<br />
4 Ekim tarihinde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile 66 hakim ve Cumhuriyet Savcısı meslekten çıkartıldı. &nbsp;<br />
Kamuya yapılan öğretmen atamalarında da yeni düzenlemeler getirildi. Bu çerçevede Millî Eğitim Bakanlığı sözleşmeli öğretmen istihdamı için mülakat sistemini getirdi. Ayrıca üniversitelerde bulunan rektörlük seçimlerinde de değişikliğe gidildi. Rektörlük seçimleri kaldırılarak yerine Cumhurbaşkanı tarafından rektörlük atama sistemi getirildi.&nbsp;<br />
657 Sayılı Kanun çerçevesinde memur olarak atanabilme konusuna da güvenlik soruşturması şartı getirildi. Artık yalnızca KPSS ile alınan puan yeterli olmamakta, puanın yanı sıra sınavdan yeterli puan alanların güvenlik soruşturmasından geçebilme koşulu getirilmiştir.<br />
15 Temmuz darbe girişiminin ardından TBMM’de de darbeleri araştırma komisyonu kuruldu.<br />
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye siyasal hayatı alanında yaşanan en köklü değişikliklerden birisi ise Parlamenter sistemden Başkanlık seçimine geçiş olmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 7 Ağustos’ta İstanbul Yeni Kapı Mitinginde yapmış olduğu bir açıklama ile bu geçişin ilk sinyalleri verilmiş oldu. “Demokrasi ve Şehitler Mitingi” esnasında ilk ipuçları verilen bu köklü değişikliğin duyurulduğu mitinge de ilgi oldukça büyüktü. AK Parti, CHP ve MHP liderlerinin de bulunduğu mitingde ayrıca Genelkurmay Başkanı da bir mitingde ilk defa kitlelerle konuşmuştur. &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br />
“Yenikapı Ruhu” olarak ortaya çıkan mitingde ünlü isimler de yer almıştır. Milli birlik ve beraberlik söylemlerinin egemen olduğu mitingde Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin siyasi yakınlaşması da başlamış ve Cumhur İttifakı’nın temelleri atılmıştır. &nbsp;<br />
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yakın bir geçmişe kadar başkanlık sistemini hep çok sert sözlerle eleştirmiştir. Ancak 2016 Ekim ayında yapmış olduğu bir açıklama ile Devlet Bahçeli sürpriz bir şekilde Anayasa değişikliği teklifini meclise getirmesi için Ak Parti hükümetine çağrıda bulunmuştur ve daha sonraki görüşmelerde ise Ak Parti ve MHP liderleri “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” ne ilişkin birlikte şekil vermiş ve yeni sistem konusunda birçok anlamda uzlaşma sağlamışlardır. Bu görüşme ve çalışmaların ardından “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adlı sistem iki partinin milletvekili oylarıyla Ocak 2017’de TBMM tarafından kabul edildi. 16 Nisan 2017 yılında yapılan referandum ile de yüzde 51,2 evet halkoyuyla sistem değişikliği kabul edilmiş ve yasallaşmıştır. &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
Referandum sonucuna göre Meclisin bir sonraki seçimi ve Cumhurbaşkanı seçimi 3 Kasım 2019 tarihinde aynı anda yapılacaktı. Ancak Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 3 Kasım’ı beklemenin gerekli olmadığını 24 Haziran 2018 tarihinde yapılmasının daha uygun olacağını söylemesi üzerine seçimler 24 Haziran’da yapılmıştır.<br />
24 Haziran’da gerçekleştirilen seçimlerde ise ilk Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri yapıldı. Seçim sonuçlarında Recep Tayyip Erdoğan ilk turda yüzde 52,6 oy alarak ikinci tura gerek kalmadan Cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçim aynı zamanda Türkiye siyasal hayatındaki köklü bir dönüşümü ve parlamenter demokrasinin noktalandığı bir dönemeci ifade etmektedir. Seçimlerin ardından Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirken Binali Yıldırım’ın da Başbakanlığı sona ermiştir.</p>]]></content:encoded>
      <guid>https://www.rebahaber.com/siyaset/cumhuriyet-tarihinden-bugune-iktidar-olmus-partiler-2-h2.html</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 00:04:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://www.rebahaber.com/images/haberler/2026/04/cumhuriyet_tarihinden_bugune_iktidar_olmus_partiler_h2_1b8b8.jpg" type="image/jpeg"/>
      <author>Rebahaber</author>
    </item>
  </channel>
</rss>
