Türkiye imalat sanayisi, yılın ikinci yarısına zayıf bir görüntüyle girdi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), haziran ayında 47,1 puana geriledi. Mayıs ayında 49,8 seviyesinde bulunan endeks böylece yeniden 50 eşik değerinin altına inerek sektördeki bozulmanın derinleştiğine işaret etti. PMI metodolojisinde 50'nin altındaki her okuma daralmayı, üzerindeki her okuma ise büyümeyi temsil ediyor.
Bu sonuçla birlikte imalat sanayisindeki zayıflama eğilimi kesintisiz biçimde 27. aya taşınmış oldu — yani sektör iki yılı aşkın süredir toparlanma sinyali verememiş durumda.
Daralmanın arkasındaki nedenler
Ankete katılan firma yetkilileri, üretimdeki gerilemeyi büyük ölçüde üç faktöre bağlıyor:
Orta Doğu'daki jeopolitik belirsizlik: Bölgedeki çatışma ortamının küresel tedarik zincirlerinde ve ticaret güveninde yarattığı tedirginlik, firmaların yatırım ve üretim kararlarını olumsuz etkiliyor.
Yeni siparişlerdeki gerileme: Hem iç piyasadan hem ihracat kanalından gelen talep zayıflıyor; mayıs ayında sınırlı bir toparlanma gösteren ihracat siparişleri haziranda yeniden düşüşe geçti.
Fiyat artışları: Girdi maliyetlerindeki dalgalanma, özellikle enerji ve hammadde kalemlerinde firmalar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Bu tablonun doğal sonucu olarak istihdam tarafında da zayıflama sürüyor; takip edilen sektörlerin büyük bölümünde çalışan sayısı azalırken, yalnızca birkaç sektör istihdamda artış kaydedebildi.
Hangi sektörler ayrıştı?
İSO'nun izlediği 10 alt sektörden yalnızca ikisinde üretim artışı görüldü: kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri ile kara ve deniz taşıtları. Bu iki sektör, genel tablonun aksine haziranda yeniden büyüme bölgesine geçebildi. Kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri sektörü aynı zamanda yeni siparişlerde de artış kaydeden tek sektör oldu.
Tablonun en olumsuz tarafında ise gıda ürünleri sektörü yer aldı. Bu sektörde geçtiğimiz temmuz ayından bu yana en sert üretim kaybı yaşandı.
Öte yandan raporun görece iyimser bir tarafı da vardı: Enflasyonist baskılarda hafifleme sinyalleri gözlendi. Girdi maliyetlerindeki artış hızı, geçen yılın kasım ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi.
Uzman değerlendirmesi ne diyor?
S&P Global Market Intelligence bünyesinden yapılan değerlendirmelerde, mayıs ayında görülen kısmi toparlanma sinyallerinin haziranda yerini yeniden zayıflamaya bıraktığı, bunda özellikle yeni siparişlerdeki zayıf seyrin belirleyici olduğu vurgulandı.
Sonuç
Haziran verisi, Türkiye imalat sanayisinin küresel jeopolitik risklere ve iç talep koşullarına karşı hâlâ kırılgan bir yapıda olduğunu ortaya koyuyor. Sektörün 27 aydır süren daralma eğiliminden çıkabilmesi için hem yurt içi talebin canlanması hem de dış ticaret ortamındaki belirsizliklerin azalması gerekiyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak PMI verileri, bu eğilimin kalıcı olup olmadığı konusunda daha net bir tablo sunacak.
Kaynaklar: İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI Haziran 2026 raporu; Bloomberg HT, Sabah Ekonomi, Sanayi Gazetesi, Ticaret Gazetesi haberleri.