Ali BABACAN

Ali BABACAN

Ali Babacan kimdir diye merak edenlerin karşısına öncelikle genç bir siyasetçinin profili çıkıyor. Kuracağı yeni parti gündemi meşgul ederken, bu isim hakkında daha fazla arayış yapılıyor.  

Ali Babacan 4 Nisan 1967 yılında Ankara’da doğdu. Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesi, Değirmenyolu Köyü’nde doğan Babacan 1985 yılında TED Koleji’ni birincilikle bitirdi. 1989 yılında ODTÜ Endüstri Mühendisliği’nden mezun oldu. Süleyman Demirel ya da Turgut Özal gibi ülkemizin yakın tarihine damga vuran siyasetçilerin de mühendislikten geldiği hatırlandığında bu nokta Ali Babacan’ın gelecekteki politik hayatında avantaj sağlamıştır. 

1990 ve 1992 yılları arasında ABD – Northwestern Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptı. Fakat uzmanlaştığı konu Pazarlama ve Uluslararası İş İdaresi konuları oldu. Bu yıllarda ABD’de finans sektörü içinde danışman olarak çalışması kariyerine “Maliyeci” sıfatını ekledi. Nitekim daha sonraki görevleri arasında olan Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı bu bilgi birikimini ortaya çıkarmıştır. 

Fakat siyasi kariyerinin temeli 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üye ve MKYK üyesi olması ile başlamıştır. 22 – 23 – 24 ve 26. dönem Ankara milletvekilliği yanında Kasım 2002 ile Haziran 2015 ve Kasım 2015 ile Haziran 2018 tarihleri arasında Başbakan Yardımcılığı, Dışişleri Bakanı, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı gibi görevlerde bulunmuştur. Geçen bu görev sürelerinden sonra Ali Babacan 2018 yılı Haziran genel seçimlerinde milletvekilliği adaylığı için başvuruda bulunmamıştır ve içinde bulunduğumuz yılın 8 Temmuz’unda kurucuları arasında olduğu partisinden 18 yılın sonunda istifa etmiştir. 

Bu istifadan sonra Ali Babacan kimdir sorusu adeta daha merak edilir hale geldi. İktidar partisine olan kırgınlığı sonucu yeni bir parti kurma hazırlıkları içinde olduğu artık netlik kazanan Ali Babacan hakkında yapılacak konuşmaların önümüzdeki günlerin politik ortamında giderek artacağı kesindir. 

Ailesi ve ABD Yılları

Ali Babacan, Ankaralı bir ailenin çocuğu olarak Şereflikoçhisar’da yaşamına başlamıştır. Başarılı bir eğitim hayatı olduğu gibi ailesinin de desteğiyle yurt dışında yüksek lisans yapma şansını elde etmiştir. Amerika’da bir süre kalan ve dünyaca ünlü şirketlerde çalışma fırsatı bulan Babacan daha sonra ülkesine dönmüştür. 

Eşi Ülke Zeynep Babacan, kız kardeşleri Betül, Merve Tuğba ile üniversiteden arkadaştı. Ali Babacan Amerika’dan döndüğünde kızkardeşleri ikili tanıştırdı ve bu evlilikle sonuçlandı. Zeynep Babacan evlendikten sonra başını örtmeye karar verdi. Mütercim tercümanlık mezunu olan eşi gibi kız kardeşleri de son başarılı bir eğitim almıştır. Biri doktor, ikisi mühendis olan kardeşlerin tamamı TED mezunu. Babaları çocukların eğitimine çok büyük önem vermiş ve hepsini okutmuştur. 

Babası Hilmi Babacan bir tekstil şirketinin sahibi. Dedesi Ali Babacan’ın çerçilik yaparak yaşamını sürdürdüğü ve oğlunu okutmak için Ankara’ya geldiği biliniyor. Hilmi Babacan’ın da “dürüst biridir, ülke ekonomisini iyi yönetir” dediği oğlu Ali Babacan da dedesinden aldığı isminin hakkını vermektedir. Üç çocuk sahibi olan ve bugüne kadar birçok başarılı işe imza atan Babacan, AK Parti kurucuları arasında olduğu için Türkiye ve dünya siyasetinde dikkat çeken bir isim olmuştur. 

AK Parti Yılları

14 Ağustos 2001 tarihinde Türk siyaseti için önemli bir adım olacak olan ve 18 yıl tek başına iktidarda kalacak olan AK Parti kuruldu. Kurucu üyeleri arasında olan Babacan, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğiyle aktif siyaset hayatına başladı.

2 Kasım 2002 seçimlerinde o da partisinden milletvekili adayı oldu ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak hükümette yer aldı. Yıl 2005 olduğunda “başmüzakereci” oldu. Mükemmel derecede İngilizce bilmesi onun Avrupa Birliği ülkeleri ile olan ilişkilerinin kişisel düzeyde bile iyi olmasını sağlamıştır. “Başmüzakereci” görevini pürüzsüz sürdürmesi bunun ispatıdır. Genç görünümü, akıcı konuşması, Zeynep Babacan ile olan evliliği ve üç çocuklu bir aile babası olması, özel hayatının gayet düzenli sürmesi bugünkü politik ortam içinde ona sürekli puan kazandırdı.

2007 seçimlerinde yeniden milletvekili olmasının yanı sıra 60. T.C. Hükümeti Dış İşleri Bakanı olarak görev yaptı. Artık Babacan Türk siyaseti için en önemli kişilerden biriydi. Tüm dünya onu çok iyi tanıyor, Türkiye ekonomisini yöneten bu kişiyi ilgiyle takip ediyordu. 2009 yılında Ekonomik Konulardan Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olduğunda ekonomi konusunda güvenilir bir isim olduğunu da kanıtlamış oldu. 

61. ve 62. Dönem hükümetlerinde de Ekonomik Konularda Genel Koordinasyondan Sorumlu Bakan ve Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan hükümette kendine yer bulamayan Babacan, Başkanlık sistemine doğru gidilirken partiden uzaklaşmaya başladı. 

Yıllardır Bilderberg toplantılarının müdavimi olan Ali Babacan’ın bu süreçte katılımlarına devam ettiği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmeye başladığı görülür. Son olarak 2018 yılında seçimlerinde Abdullah Gül’ün aday olmamasına üzüntüsünü dile getirirken Erdoğan ve yönetimini eleştirmeye başlar. Baş konuğu olduğu toplantıda aslında yeni bir oluşumun ilk sinyallerini vererek isim vermeden Erdoğan yönetimini eleştirmeye başlar. 

Fakat kendisi iktidara karşı mücadele etmenin zorluğunu da bilmektedir. Belki de daha partisinden istifa ettiğini açıklarken kullandığı ifadeler bu zorluğun bilindiğine işaret ediyor. “Türkiye için yepyeni bir gelecek vizyonuna ihtiyaç var, yeni bir çalışma başlatmak kaçınılmaz hale geldi. Bu gerçekler dikkate alındığında AKP’de kalmam mümkün değildir” cümleleri ona aittir. Hatta ayrılış süresi içinde parti ile yaptığı değerlendirmeleri dosya biçiminde hazırlayarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği, fakat dikkate alınmadığı da iddia edilmişti.

Bütün bunların ötesinde Ali Babacan kimdir sorusunun yanıtı bize genç, kendi alanında deneyimli, yeni bir siyasetçiyi ortaya çıkarıyor. Her zaman dikenli yollarla kaplı günümüz siyaset ortamında yapacakları merakla bekleniyor. Son dönemde adı Abdullah Gül ile anılsa da Gül’ün siyaset sahnesinde olmayacağını Ahmet Davutoğlu ile ise ayrı bir görüşte olduklarını ifade ediyor. 

24 Haziran seçimlerine kadar olan sürede sessizliğini sürdüren Ali Babacan, Cumhurbaşkanı tarafından birçok göreve getirilmek istenmiştir. Ancak kendisi bunları kabul etmemiştir. Eleştirilerini arttıran ve Millet İttifakının ilk 4 maddesini desteklediğini ifade eden Ali Babacan istifasını 8 Temmuz 2019 tarihinde AK Parti’ye sunmuştur.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ümmeti parçalamaya hakkınız ama ama yeni parti kuracaksanız geç kalmayın” diyerek istifasını onaylamıştı. Birçok pozisyon için teklifler sunulan ama kabul etmeyen Babacan’ın kendi yoluna gidiş süreci de böyle başlamış oldu.  

İstifasının ardından yeni parti iddiaları gündemden düşmeyen Babacan, artık kendi yolunu çizmeye hazırdı. Ancak Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül ile olan bağlar üçünün ortak bir platformda buluşacağı yönünde oldu. 2019 yılı bitmeden yeni partinin kurulacağını açıklayan Ali Babacan yeni parti iddialarına son noktayı koymuştu. “Adaleti oluşturmak ve kurumların itibarını korumak, şeffaflık ve insan diyebilmek en önemli ilkelerdi. Bu ilkelerden uzaklaşılmış olması sorunların temelidir. İki kere iki dörttür diyebildikten sonra Türkiye kurtulur” diyerek kuracağı partide Gül ve Davutoğlu’na yer verilmeyeceğini açıklamıştı. 

Yeni kurulacak parti için Abdullah Gül pasif olarak destek verecek ve Babacan da önümüzdeki günlerde kendi partisini kuracak. Beşir Atalay, Haşim Kılıç ve Mehmet Şimşek’in oluşumun içinde yer alacağı yeni parti Ekim ayında kurulacak. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.